ALÂMETLER KİTABI
- dilek yiilmaz
- 18 Mar 2022
- 2 dakikada okunur
"Çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır. Haram sevaboldu, sevap haramdır." N.Hikmet
Birbirinden etkileyici 14 öykünün yer aldığı ALÂMETLER KİTABI bu alıntıyla başlıyor. Geleceğe dair distopik bir anlatı diye düşünebilirsiniz. Ama yakın zamanda okuduğum ve yine burada yazdığım Fuat Sevimay'ın GÖR BAĞIR öykü kitabında olduğu gibi günümüze ve insanlığımıza dair sorgulamalar sunuyor. Zaten bir kitap ortaya çıktıktan ve okuyucuya ulaştıktan sonra aslında siz ne anlamak istiyorsanız onu anlatır biraz da.
Barınak, Alınyazısı, Baal Zebub, Eşyanın Tarihi, Malum Şahıs, Derin Soruşturma, Zoltan, Anahtar Deliği, Kanuni Orospu, Çalıntı Hikâye, Kırmızı Defter, Haram, Denizkızı, Yükseliş başlıklı 14 öykünün ortak noktası nedir diye düşünürsem hepsinin bir BELİRTİ, İŞARET yani ALAMET taşıdığını söyleyebilirim. Hatta TDK sözlükte arapça kökenli ALÂMET sözcüğünün karşılığına baktığımda örneklemek için düşünür Cemil Meriç'in şu sözü kullanılmış : "İnsanlığın belli bir sonuca yöneldiğini gösterir hiçbir alamet yok." İşte ben de bu öykü kitabında tam da bunu gördüm. Bu öyküler düşünmemi, bir kez daha Dünyadaki varlığımla yüzleşmemi sağladı.
Kitap kulübümüzün Mart ayı kitabıydı. Arkadaşlarımla birlikte okuduk. Bu kez farklı bir yöntem denedik. Her birimiz birer ikişer öyküyü paylaştık. Kısa cümlelerle özetledik, bize geçeni paylaştık. Çok değerli bir çalışma oldu. Birleştiğimiz ortak nokta Gaye Boralıoğlu'nun tüm kitaplarının okunması isteğiydi.
Açılış öyküsü Barınak'ta olduğu gibi bir çok öyküde fansastik kurgu unsurlarına rastlanıyor. Barınak günümüzde geçiyormuş gibi başlıyor çünkü modern bir çift yaşamlarına yeni bir canlıyı dahil etmek istiyorlar ve bir barınağın yolunu tutuyorlar. Ancak sonrasında yaşananlar okuyucuyu şaşırtıyor. Baal Zebub'da işinde oldukça başarılı bir iş adamını, Ader Bayburt'u görüyoruz ama o aslında öykünün ismini aldığı, bir zamanlar Antik Filistinlerinin tapındığı, sineklerin efendisi - bir şeytanın günümüzde can bulmuş halidir. Kitabın sonunda yer alan Yükseliş öyküsü ise yaşanmış bir olaya dayanan bir ağıt anlatıyor. Öykülerin tümüne dair, teker teker öznel yorumlar yapmam mümkün. Belki bunlar sizlerin de okuyunca hissedeceğiniz, duyumsayacağız şeyler olacaktır. Ancak ben dikkatimi çeken bir kaç noktadan bahsetmek istiyorum. Öncelikle çok güçlü kadın karakterlerin olduğu öyküler okudum. Onları çok sevdim. Çalıntı Hikaye ile Haram birbirine bağlanan öyküler. Anlatıcı değişikliği ile böylesine güzel bir bağ kurulmasını çok sevdim. Karakter isimleri etkileyici. Daha önce hiç bir anlatıda karşıma çıkmayan özel isimlerle karşılaştım. Karakterleri diğer tüm kitaplardan farklı kılan özellikleriydi bana göre. Yazmaya çalışan ben gibiler için de öğretici bir kitaptı. Özellikle kurgu ve dil gücü etkileyiciydi.
Güneşin kararsız ve yorgun ışıklarıyla pencerelere düştüğü, çınar yapraklarının kendilerine yeni bir yuva ararmışçasına telaşla uçuştuğu serin bir akşamüstüydü; geç kalmış bir hazan vakti. syf.45 EŞYANIN TARİHİ isimli öykünün giriş cümlesi.
Bu alıntıda olduğu gibi altını çizdiğim cümleler oldu. Normalde öykü kitaplarını zamana yayarak okurum. Çünkü her öykü ayrı bir dünya sunar. Biraz durup soluklanmak ister. Ancak ALÂMETLER KİTABI her öyküsünde ayrı bir dünyaya davet etmesine rağmen bir o kadar da akıcı bir şekilde okunabilen bir kitaptı benim için. İyi bir Türk edebiyat örneği olarak nitelendirebileceğim bu öykü kitabı aynı zamanda insanı düşünmeye de sevk ettiği için bence çok değerli.
Keyifli okumalar dilerim,
KÜNYE:
KİTABIN ADI: ALÂMETLER KİTABI
YAZAR: GAYE BORALIOĞLU
YAYINEVİ: İLETİŞİM
YILI: 2021
SAYFA SAYISI: 139


Yorumlar