top of page

ACI ÇİKOLATA , Etkileyici Bir Aşk Hikâyesi

  • Yazarın fotoğrafı: dilek yiilmaz
    dilek yiilmaz
  • 15 Oca 2020
  • 4 dakikada okunur

Öncelikle belirteyim bu yazı çok sayıda ipucu içeriyor. Eğer romanı henüz okumadıysanız bilginiz olsun isterim. Acı Çikolata Meksikalı yazar Laura Esquivel 'in dilimize çevrilmiş dört romanından biri. Üzerinde çok konuşulan, masalsı diliyle dikkat çeken bir kurmaca. Okuduğunuz zaman Güney Amerika edebiyatının o büyülü gerçekçiliğini, İnka'lardan süregelen masal & hikâye anlatma yetisini, olur mu olmaz mı dedirten aşk hikâyelerini buluyorsunuz. Baş kahramanlar yine kadınlar. Anlatıcının kadın olması, kültürünü özümsemiş ve bunu anlatıcı diline de yansıtmış olması, tüm detayların her bölümde yeni bir tarifle birlikte verilmesi değişik bir kurguyla sizi başbaşa bırakıyor.

Acı Çikolata'nın arka kapak tanıtımı şöyle: Meksika Devrimi sırasında De la Garza ailesinin en küçük kızı Tita’nın mis gibi kokular yükselen mutfağına konuk olur okur. Tita’nın elinden çıkan geleneksel Meksika yemeklerinin sırrı onun kendi duygularında saklıdır, çünkü herkes bilir ki yemeklerinin tadı ve etkisi, mutfaktakinin ruh haline göre değişir!Meksikalı yazar Laura Esquivel’in ülkesinin değerlerini, törelerini ve tarihini büyülü bir anlatımla ele aldığı Acı Çikolata, geleneğe başkaldıran evrensel kadın kimliğine de özgün bir yorum getiriyor.

Bu tanıtımda kitap kulübümüzde ele aldığımız konu sıralamasını bulacaksınız. Bu çalışmada önce karakterleri ele aldık. Her Güney Amerika romanında olduğu gibi yine bol karakterli bir eserle karşı karşıyaydık çünkü.

Anlatıcı: Esperanza’nın kızı: "Annem, teyzesi Tita’nın da benim gibi soğana karşı çok duyarlı olduğunu söylerdi."

Diğer Karakterler:

Tita- De la Garza ailesinin en küçük kızı. Premetüre bir bebek olarak, vaktinden önce  mutfak masasının üzerinde doğuyor. Doğumu bir masal gibi. Anlatıcı annesinden duyduğuna göre gözyaşları kurumuş, tuz yapmış ve yemeklere katmışlar. “syf.16 Tita ağlarak doğmuş zaten.Kim bilir ona evlenmeyi reva görmeyen kaderinden haberi vardı belki de..” 

Pedro Ignacio: Tita’nın çocukluk aşkı. Onların büyülü  ve tüm kuralların dışındaki aşkı hikâyenin temelini oluşturuyor. 

Elena Anne: Evin yöneticisi despot bir kadın. Yıllar öncesine dayanan geleneği sürdürerek küçük kızının kendisi ölünceye kadar evde kalıp ona bakmakla sorumlu olduğunu söylüyor. Tita sanki onun çocuğu değil, bir lanetmiş gibi davranıyor. 

Gertrudis: De la Garza ailesinin büyük kızları. Hikâyede sonradan anlaşılıyor ki, Elena annenin gizli aşkı bir siyahi yerlinin kızı. Gül yapraklı bıldırcın tarifiyle içindeki ateşi sönderemiyor ve tıpkı bir aşk tanrıçası gibi kaderine gidiyor. 

Yüzbaşı Juan: Gertrudis’in ilk aşkı ve kocası. 

Jaun De la Garza: İlk çocuğunun bir yerliden olduğunu öğrenince Tita’nın doğumundan bir kaç gün sonra ölüyor. 

Rosaura: Kız kardeşinin kocasıyla evlenmeye razı olan, beceriksiz ortanca kız. İki kez doğum yapıyor. 

Alex ile Esperanza: Doktor John’un oğlu ve Rosaura ile Pedro’nun kızı. 

Çavuş Trevino: Gertrudis’in emir eri. *Kasığında örümcek olan adamı öldürdüğü sahne*

Dr. John Brown: Tita’nın kurtarıcısı. Sevgi dolu, anlayışlı ve güvenilir adam. Bilim adamı. İlk eşini kaybetmiş. Bir aztek yerlisi olan babaannesinin etkisiye kendi iksirlerini geliştiriyor. 

Nancha: Evin aşçısı, emektarı. Acıklı bir aşk hikâyesi yaşamış. Tita’nın hocası ve koruyucusu. Düğün günün ertesinde ölüyor. 

Gertrudis: Evin saf  ve temiz kalpli hizmetçisi.

Tüm bu karakterlerin kendi alt hikâyeleri de romanda yer alıyor. Bu bağlamda baktığımızda romanın daha çok sayfalı bir esere dönüşmesi çok da mümkünmüş diye düşünmeden edemedik.

DÖNEM DEĞERLENDİRMESİ: Bir romanı okurken elbette, kurgu dahi olsa, dönemiyle birlikte incelemek de fayda var.

Meksika Devrimi

Meksika Devrimi (1910-1917) 20. yüzyılın büyük devrimlerinden biri. Bu devrim 1876-1910 arasında yöneten Porfirio Diaz’ın diktatörlüğünü devirmek amacıyla başladı. O tarihte Meksikalılar’ın % 80’i köylüydü. Emiliano Zapata’nın liderliğindeki köylü ordusu Diaz’ın yerine geçen yeni Madero hükümetine karşı 1910-11’de toprak reformu için bir mücadele açtı. 1913’de Madero bir ordu darbesiyle (karşı-devrim) devrildi. Devrilen Anayasacı Madero’nun güçleri ile Zapata ve Villa’nın köylü orduları 1914’te yeni rejime karşı ittifak kurdular ve aynı yıl Zapata ve Villa’nın köylü orduları federal başkenti işgal ettiler. Ama Villa ve Zapata bir toprak programından öte ülkeyi yönetmek için bir programa sahip değillerdi. Bu nedenle ulusal hükümet üzerinde rekabetten çekildiler ve bir boşluk doğdu. Bu boşluğu burjuva generaller doldurdu. Madero’nun generlerinden Carranza devlet başkanı oldu ve 1917’de yeni bir burjuva anayasa ilan etti. Zapata, iki yıl daha savaşını devam ettirdikten sonra 1919’da bir suikastle öldürüldü. İşçiler bu devrime bağımsız bir güç olarak katılmadıkları gibi, 1915-16’da Zapata ve Villa’nın güçlerine karşı burjuva generallerle ittifak yapmışlardı.

Romanın Mekanı: Meksika’nın varlıklı bir çiftliği.

Kurgu ve olaylar: 12 aya dağılmış bir kurgu olsa da zaman akışı on yıllara dayanıyor. Çünkü bebek Esperanza hikayenin sonunda evlilik çağına gelmiş bir genç kız oluyor. Yemek tarifleriyle birlikte simya birbirine karışmış durumda. Her yemeğin yapılışındaki inceliklere olayların bağlantıları iç içe geçmiş.

Romanın hikâyesinde akla yatkın olmayan ancak bir masalda geçtiğine inanacağınız garip olaylar yaşanıyor. İşte bazıları: Pastayı yaparken gözyaşı malzemeye karışınca insanlar durmadan ağlamaya başlıyorlar, zehirlendiklerini düşünüp kusuyorlar.

Gül yapraklarına kan karışınca yiyenler aşkın ateşiyle kavruluyor. 

Rosaura’nın sürekli şişmesi ve gaz çıkarması. 

Elena annenin davranışları ve banyo seramonisi. 

Tabii bütün bu garip olaylar alt okumalarla anlamlandırılabilir. Örneğin Rasaura'nın sürekli şişmesi ve gaz çıkaran bir makineye dönüşmesi, kızkardeşine aşık bir adamla evlenen ve onun kadar sevilemeyeceğini bilen bir kadının giderek çirkinleşmesi, içindeki öfke ve kırgınlığın fiziksel bir boyuta ulaşması gibi okunabilir.

Roman yayınlandıktan kısa bir süre sonra öyle ilgili görmüş ki filme uyarlanmış. Film: 1992, Meksika yapımı. En İyi Film dahil olmak üzere on Ariel Ödül kazanmış ve En İyi Yabancı Dil Filmi dalında Altın Küre Ödülü'ne aday gösterilmiş.

Son Yazılar

Hepsini Gör
Fuat Sevimay'ın Aziz ile Nikola Romanı

Benim Aziz ve Nikola romanında en sevdiğim yönlerden biri üst okumalara neden olacak bilgiler paylaşması ve kadın karakteri önemli bir konuma yerleştirmesiydi.

 
 
 
MUTEDİL DALGALI

Ömür İklim Demir'in son öykü kitabı Mutedil Dalgalı kitap kulübümüzün kapanış konuğuydu. Muhtelif Evhamlar Kitabı isimli öykü kitabıyla yazarla tanıştım. Ardından Kum Tefrikaları romanı geldi. Son ola

 
 
 

Yorumlar


bottom of page