Düşler Sirki: Angela Nanetti'nin Masalsı Dünyası
- dilek yiilmaz
- 2 Şub
- 2 dakikada okunur
Size bu yazımda Angela Nanetti'nin 'Düşler Sirki' romanından bahsetmek istiyorum. 'Dedem Bir Kiraz Ağacı' romanını okumayan var mıdır acaba? Hans Christian Andersen Ödüllü yazarı bu romanıyla tanımış bir çocukla dedesiyle arasındaki bağı anlatır. Çok sevdiği birinin ölümüyle yüzleşmek zorunda kalan bir çocuğun duygularını, bu kavramla doğa aracılığıyla başa çıkmayı hatta üstesinden gelmeyi anlatır. Okurken ağladığımı bilirim. Okumadıysanız mutlaka okuyun, derim. Hatta lütfen duygularınızı bana da yazın.
Bir zamanlar... bir burun vardı. Toparlak, oldukça kısa, kimi zaman sümüklü, kimi zaman temiz, gün boyu içinde gezinen parmak nedeniyle inip kalkan, iki meraklı deliği olan bir burun. Biliyorsunuz işte, çevrenizde benzerlerini sık sık gördüğünüz, hava alıp veren, kokuları algılamaya çalışan burunlardan biri; Giacomo'nun burnu.
Roman Giacomo'nun burnuyla başlıyor. Bu arada roman Günışığı Kitaplığı'ndan çıktığı için giriş kısmında isimlerin Türkçe okunuşlarına yer veriliyor. Ben bunu çok seviyorum çünkü İtalyanca bilmediğim için çok yanlış telaffuz ediyormuşum. Giacomo'nun okunuşu şöyleymiş: Cakomo. Neyse, bizim Giacomo kokularla dünyayı algılayan bir çocuk. Küçük bir yerde yaşıyor. İlkokula gidiyor. Babası fırıncı, nefis kokulu çeşit çeşit lezzetli ekmekler yapıyor. Hikayenin geçtiği zamandan ve mekandan çok emin değiliz çünkü sonra olanlar bize masalsı bir evrende olduğumuzu düşündürüyor.
Bir gün Giacomo'nun sınıfına yeni bir kız geliyor. Giysileri diğer çocuklardan kötü, bakımsız bir kız çocuğu bu. Öğretmen kızı sırayla öğrencilerin yanına oturtuyor ama kimse onu yanında istemiyor. Hepsi de çok kötü koktuğunu söylüyorlar. Bu doğru aslında kızın üstünde yoğun bir yağ kokusu var. Oysa bu Giacomo'nun çok hoşuna gidiyor çünkü bu nefis mısır patlağı kokusu. Giacomo onun yanında oturması için gönüllü oluyor. Kızdan çok hoşlanıyor. Okumada ve matematikte iyi olmayan kıza yardımcı olmak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Uğur böcek şeklinde bir hesap makinesi var onu getirip toplama yapmasına yardımcı oluyor ama maalesef işler hiç güzel ilerlemiyor.
Giacomo'nun babasının işleri HERKES İÇİN BENİM EKMEK fabrikası yüzünden kötüye gidiyor. Bu küçük şehirde yaşayanlar lezzetli usta işi ekmekler yerine o ekmeklerden almayı tercih ediyorlar. Giacomo çok konuşmayan kızın Rat Şehri'nde bir sirkte çalıştığını öğreniyor. Sirki gitmek istiyor ama yaşadıkları şehirle Rat şehri insanlarının birbirlerine düşman olduklarını öğreniyor. İşte asıl macera da buradan sonra başlıyor. Bir gece penceresine mor, yeşil ve mavi renklerinde kürkleri olan ve insanlar gibi konuşan üç kedi gelir. Giacomo'dan yardım isterler.
Sanayileşme, farklılıklar ve ötekileştirme, yanlış anlaşılmalar ve ön yargılar, dostluk, cesaret ve yeniden inşa kavramları bu masalsı romanda çok güzel işlenmiş. Gerçek mi düş mü tam emin olamadığınız, yetişkin aklıyla bir şeyleri yerine koyabildiğiniz çocuk aklıyla eğlenceli bir masal gibi okunacak bir roman Düşler Sirki.
Tartışılabilir - Romanda çok fazla yabancı isim var ve bunları takip etmek, telaffuz etmek zor. Türkçeleştirilemesi daha iyi olmaz mıydı?
Benim fikrim - Ben orijinal kalmasının daha iyi olduğunu düşünüyorum. Bu yayınevinin yaptığı gibi Türkçede nasıl okunacaklarına dair bir ön bilgi ile vermek çok mantıklı geliyor. Giacomo'nun Cemil olduğunu düşünsenize, ne komik.
Keyifli okumalar,
KÜNYE:
KİTABIN ADI: DÜŞLER SİRKİ
YAZARI: ANGELA NANETTİ
ÇEVİRİ: NİLÜFER UĞUR DALAY
YAYINEVİ: GÜNIŞIĞI KİTAPLIĞI
EDİTÖR: MÜREN BEYKAN
YAYIM YILI: 6.BASKI KASIM 2023
SAYFA SAYISI: 142

Yorumlar