top of page

Düşünmeyi Öğrenme ve Öğretme

  • Yazarın fotoğrafı: dilek yiilmaz
    dilek yiilmaz
  • 12 Mar 2021
  • 2 dakikada okunur

Muhteşem bir kadınla tanıştım. Metafor yapıyorum, keşke yüz yüze gelebilseydim. Ama belki de daha iyisini yaptım: kitabını okudum. Tanıştığım yazarın adı Zehra İpşiroğlu. Bu sayfayı hazırlarken amacım herkes tarafından tanınsın bilinsin istediğim kitapları ve yazarları tanıtmaktı. Yeni bir galaksi keşfetmiş gibi mutlu oluyorum bazen. Bu insanlık için küçük ve sıradan benim içinse büyük bir adım oluyor. Farkındasınız abartmaya devam ediyorum çünkü hak ediyor. Eminim bu satırları okuyan bir çok kişi için zaten bilindik biridir Zehra İpşiroğlu. Benim yolum nasıl buluştu inanın hatırlamıyorum. Belki bir kitabın izini sürerken ismine denk geldim, belki bir yazının içinde rastladım merak ettim ama işte bir şekilde kitabıyla yolum kesişti. Zehra hanım bir profesör. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dramaturgi ve Tiyatro Eleştirmenliği Bölümü Öğretim Üyesi. Sizlere bugün tanıtacağım DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENME VE ÖĞRETME 'nin yanı sıra çok sayıda kitabı var.

Zehra İpşiroğlu'nun eserlerinden bir kaçı

Düşünmeyi Öğrenme ve Öğretme çocuk edebiyatına duyduğum ilgiliden kaynaklı önce başlığıyla beni çekti. Gerçekten de iyi ki almışım dedim. Aslında bu kitabı özellikle eğitimcilerin okumasını çok isterim. İçeriğinde başlıklar halinde ülkemizde Eleştirisel düşüncenin Eksikliği, Eleştirisel Düşünmeyi Öğretme konuları işleniyor. Yazar alanı olan Almanca ile bağlantılı örnekler üzerinde üniversite öğrencilerinin kitap okuma ve okuduğunu anlama sorunu üzerinde duruyor. Üniversite bazında yaptıkları araştırmalardan çarpıcı örnekler veriyor. Kitap "öğreti" niteliğinde, altı çizilesi bir çok cümleyle dolu.

Birçok bilim insanı bu düzeyiz öğrencilerle diyaloğa girmeyi aşağılanma olarak görüyor. Onların kültür düzeylerinin düşük olmasını kötü eğitmden geçmiş olmalarını, kendi "devekuşluklarına" gerekçe olarak gösteriyorlar. Oysa en büyük beceri, bir konuyu herkesin, kültür düzeyi düşük olanın bile anlayabileceği bir açık seçiklik içinde, ancak düzeyi düşürmeden dile getirmektir.

Yukardaki alıntıdan da anlaşılacağı üzere akademik çevreye de eleştiri getirmekten ve gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktan çekenmiyor.

Önemli olan öğrencinin kitap okumayı, üzerinde düşünmeyi, anlamak için çaba harcamayı, yaşamın doğal bir parçası olarak görmesi. Kitapla iletişim tıpkı bir insanla olan iletişime benzer. Bir kimseyle yeni tanıştığımızda, ilk anda üzerimizde olumlu ya da olumsuz bir etki bırakır, sevimli, sevimsiz, heyecan verici, sıkıcı, tuhaf bulabiliriz onu, daha yakından tanımak istiyorsak, anlamak için çaba harcamaya, onun dünyasına girmeye çalışırız.

Kitap buna benzer güçlü iletilerle dolu. Hepsine de canı gönülden katıldığımı söylemeliyim. Kitapla ilgili yapacağım tek eleştiri bu değerli kitabın basımında gerekli özenin gösterilmemiş olmasıdır. Metinde özellikle son sayfalara doğru oldukça fazla tashih gözüme çarptı. Ayrıca son bölümde bir soru cevap kısmı var ama bunun kiminle yapıldığını anlamadım. Keşke kısa bir başlıkla açıklama getirselermiş.

Sonuç olarak her ne kadar bu tarz özensizliklerle gölgelenmiş olsa da içindeki bilgiler çok önemli. Bence bir an önce alın ve okuyun. Sonra da birlikte Bugünden Düne Dünden Bugüne 'yi okuyalım. Bu kitapla Zehra İpşiroğlu kızının sorularını yanıtlıyor, dünle bugünü buluşturuyor.

Herkese keyifli okumalar,

KÜNYE:

Kitap adı: Düşünmeyi Öğrenme ve Öğretme

Yazar: Zehra İpşiroğlu

Yayınevi: Say Yayınları

Sayfa sayısı: 120

Basım yılı: 2005

Son Yazılar

Hepsini Gör
Düşler Sirki: Angela Nanetti'nin Masalsı Dünyası

Size bu yazımda Angela Nanetti'nin 'Düşler Sirki' romanından bahsetmek istiyorum. 'Dedem Bir Kiraz Ağacı' romanını okumayan var mıdır acaba? Hans Christian Andersen Ödüllü yazarı bu romanıyla tanımış

 
 
 

Yorumlar


bottom of page