EN MAVİ GÖZ
- dilek yiilmaz
- 15 Şub 2022
- 2 dakikada okunur
Kitap kulübümüzün bu ayki kitabı Toni Morrison'dan En Mavi Göz 'dü. Son birkaç yıldır takibe aldığım bu romanı kitap kulübündeki arkadaşlarımla birlikte okumak çok keyifliydi. Birlikte okumak ve sonrasında kitap üzerine sohbet etmek bakış açımı genişletiyor hatta farklı bakmayı öğretiyor. Ayrıca sayısı neredeyse sonsuz olan okunacaklar listemi de azaltıyor :)
Ben bir eseri şu sırayla okuyorum: Önce metni hiç bir etki altında kalmadan okuyorum, ardından küçük bir araştırma yapıyor benden önce okuyanların görüşlerine bakıyorum ve yazarını araştırıyorum. Elbette külliyat okuyorsam yazarı öncesinde epeyce bir tanımış hatta içselleştirmiş oluyorum. Bazen beni şaşırtan yazarlar oluyor. Bunlar her yazdığıyla kendini değiştiren, yeni bir bakış açısı sunan yazarlar. Ben tek tip olmayan üretimleri seven bir okurum. Mesela hemen aklıma Ian McEwan geliyor. En Mavi Göz benim Toni Morrison'la tanıştığım roman. Zaten yazarın da ilk romanı. 39 yaşında yazmış. Yayınladığı ilk yıllarda -epeyce bir zaman- ilgi çekmemiş. Ardından üst üste çıkardığı diğer romanları gelince dikkat çekmiş. Toni Morrison'la geç de olsa tanışmış olduğum için çok mutluyum. Neden mi? Öncelikle güçlü bir kadın yazar. Yaratıcı, içinde bulunduğu grubun sorunlarını dile getiren bunu edebiyatının konusu haline getiren bir yazar. Ödüllü olmasını bir kenara koyuyorum. Duruşu önemli olan. Küçük oğlunu pankreas kanseri yüzünden kaybetmiş olması yaşamının en hüzünlü bir yanı.
En Mavi Göz romanının yazmaya çalışan biri olarak beni en etkileyen yönü kurgusu oldu. Düz bir çizgide ilerlemeyen bir yapıya sahipti. Anlatıcı sürekli değişiyordu. Başlarken çocukların dilinden hikayeyi dinliyor, sonrasında tanrı anlatıcı ara ara ise ben anlatıcı diliyle yetişkinlerin ağzından. Bu karmaşa yaratmadığı gibi akıcılığı da sağlayan bir unsura dönüşüyor. 1970 yılında yayımlanan En Mavi Göz bu yapısıyla bana göre modern bir roman. Karşılaştırmak gerekirse, benim açımdan elbette, Bülbülü Öldürmek'ten çok daha başarılı bir siyahi hikayesi sunuyor.
Benim elimdeki baskı Can Yayınları 1993. Sel Yayınları'ndan çıkan baskısında yazarın bir son sözü yer alıyormuş. Edinip okuyacağım. Bu son sözde romanı hangi konudan hareketle ve neden yazdığını anlatıyormuş ki çok merak ettim. Ancak kulüp toplantımızda arkadaşımın bahsettiği üzere yakaladığım noktalardan bahsetmiş. Öncelikle güzel olmak isteyen küçük çirkin bir siyahi kızın hikayesi bu. Öncelikle siyah beyaz hikayesi anlatılıyor gibi görünse de güzellik kavramını genel olarak irdeliyor yazar. Elbette ötekileştirme var. Ancak çocuğa şiddet, ensest ilişki, din, baskı, toplumsal eşitsizlik de var. Hatta bir çok okuyucunun belki de özellikle dikkatini çekmesi gereken konular bunlar. Çaresizlik içine doğan yetişkinlerin çocuklarını da aynı çaresizliğin içinde büyütmek zorunda kalmaları belki de asıl mesele.
Kitap kulübü toplantımızda bu roman üzerinde uzlaştığımız bir diğer konu yazarın tüm bu netameli konuları ele alırken koruduğu duruşu oldu. Kimi zaman göz yaşları içinde okuduğum, kimi zaman öfkeyle dolduğum hatta kusma isteğimi bastırmaya çalıştığım satırlarda yazar ne yargılayıcı ne öğüt verici durumdaydı. Sadece tüm olayları üçüncü bir göz olarak izleme fırsatını bize veriyordu. Bu göz baharın gelişini, çiçeklerin türlerini, çocukların duygularını çok iyi anlatan bir gözdü üstelik.
Toni Morrison külliyatı okunacak yazarlarım arasına girdi. Mutlaka diğer romanlarını da okuyacağım. Sizlere de tavsiye ederim. Keyifli okumalar,
KÜNYE:
KİTABIN ADI: EN MAVİ GÖZ
YAZARI: TONİ MORRİSON
YAYINEVİ: CAN
BASKI YILI: 1993
SAYFA: 192

Yorumlar