GÖR BAĞIR
- dilek yiilmaz
- 7 Mar 2022
- 2 dakikada okunur
Ne kadar mutluyum. Deli olmalıyım. Daha kovid belası Dünya'dan temizlenmeden şimdi de kuzeyimizde bombalar uçuşuyor. Haber kanalları sabahtan akşama daha da vahimleşen sahneleri gösteriyor. Dün akşam 1 yaşında bebeğin ölümünü izledim. Enerjimi yitirdiğimi hissediyorum ki ben yaşadığım her şeye rağmen umut etmeyi bilen biriydim. Bugünse sık sık hissettiğim şey suçluluk. Peki neden mutluyum?
Bu aralar boğulmak üzere olan ruhumu, delirmek için fırsat kollayan beynimi edebiyat kurtarıyor. Üst üste Fuat Sevimay'ın kitaplarını okudum. Şimdi size tanıtacağım son çıkan öykü kitabı. Mutluyum dediysem bu öykü kitabının şen şakrak bir şey olduğunu düşünmeyin. Okurken kahkahalara boğulmayacaksınız. Düşüneceksiniz. GÖR BAĞIR yaşadığımız günlerin hikayelerini anlatıyor. Her bir öyküde son birkaç yıldır yaşadığımız neler varsa onları görüyorsunuz. İçten içe bir yüzleşme var. İnsan olarak kendimizi yargılama belki. Hatta görmek istemediklerimizi görme fırsatı, içimize tıkanan çığlığı bağırma fırsatı.
GÖR BAĞIR öykü kitabında yazar Fuat Sevimay , Dolap Beygiri, E, Suriye Pasajı, Bazen Garson, İyi Kötü Çirkin, Birincisi, Hurda Franco, Sonunardı, Nassaulu İsa başlıklarıyla dokuz öyküye yer vermiş. Dolap Beygiri kurgusuyla ilginç bir öykü. Tıpkı bir dolap beygiri gibi dolanıp duran insanlığın çıkmazını resmediyor. Ancak öykü kuranların ilgisini çekecek bir teknik kullanmış. E belki de kitabın en eğlenceli hikayesi. Aslında kara komedi gibi bir şey. Güleriz ağlanacak halimize diyebileceğimiz bir öykü aynı zamanda. Suriye Pasajı okurken gözyaşlarıma hakim olamadığım öykü. Herkes ağlayacak değil. Ben biraz sulu gözüm. Söz konusu kadınlar ve kadim çileleri olunca dayanamıyorum diyeyim ama çok başarılı bir anlatı. Bazen İnsan bir modern zaman hikayesi. Burada da özellikle anlatıcı dilinin değişmesi beni etkiledi. Temelinde de insanların birbirine mecbur oluşundan dolayı yalancı ilişkiler sürdürmesi bahsi. İyi Kötü Çirkin üç cümlelik kocaman bir öykü. Birincisi üst okuma yapmamı sağlayan bir öykü oldu. Konusu Birinci Dünya Savaşı'nın çıkmasına neden olan Gavrilo'nun suikast öncesindeki son gecesi. Hurda Franco sanırım bu kitapta öykü sıralaması yapsam benim bir numaram. Bu da yine konusunu gerçek bir olaydan, İspanya'nın kara günlerinin müsebbibi Franco'nun heykellerinin ülkeden kaldırılması, alan bir öykü. Yine bu öyküyle birlikte konuyla ilgili de çok derin bir araştırma isteği oluşturdu bende. Ancak tüm bunların dışında öykü sıradan bir ergen - yetişkin anlaşmazlığı gibi başlayıp nasıl bu noktaya gelebildi hayranlıkla okudum. Sonun Ardı fantastik bir öykü. İstanbul'da beyaz yakalıların buluşmasının geldiği noktaya inanamayacaksınız (..belki de inanacaksınız) Ve son öykü Nassaulu İsa içinde kelime oyunları barındıran öykü yazımına dair bir takım ipuçları verirken alt alta yaşamımıza dokundurmalar yapan ve benim gibi kahve tutkunlarını eleştiren bir öykü. Şunu söyliyeyim yalnız uzun zamandır vejetaryen beslendiğim gibi artık kahve alırken yanımda kendi bardağımı götürüyorum.
Altını çizdiğim çok satır oldu. Unutma konusunda takıntılı biri olduğum için BİRİNCİSİ öyküsünden şu satırları paylaşayım:
Unutmak ne görkemli, ne gizemli kelime. İnsan neyi unutup neyi hatırlayacağına kendisi mi karar verir? Keşke unutmak diye bir şey gerçekten var olsaydı. İnsan neleri unutur mesela? İlk öpüşmesini, yediği ilk dayağı, ilk adımını hatırlar mı? Peki ya son öpüşmesini, attığı son dayağı ve atacağı adımını? syf.53
Bu öykü kitabına ihtiyacın var sevgili Dünyalı hemşerim. Bence okumalısın. Şimdiden iyi okumalar,
KÜNYE:
KİTABIN ADI: GÖR BAĞIR
YAZAR: FUAT SEVİMAY
YAYINEVİ: İTHAKİ
BASIM YILI: ARALIK 2021
SAYFA SAYISI: 86

Yorumlar