KÖSTEBEK YOLLARI
- dilek yiilmaz
- 25 Eki 2022
- 3 dakikada okunur
Kitabı ben aldım ama benden önce kızım okudu. Çok az kitap heyecanlandırır onu. Bir akşam işten döndüğünde "Anne sen de hemen oku, konuşalım," dedi. Ben okuduktan sonra bir kez daha okuyup her satırın altını çizmek istiyormuş.
Çok kitap basılıyor, her gün yeni listesi uzayıp gidiyor hepsini takip edebilmemiz imkânsız elbette ama arada böyle bir eseri yakaladığımda inanın ben de çok mutlu oluyorum. Keşif yapmış olma duygusuna benzer bir his yaşadığım. Ancak şunu da itiraf edeyim tavsiyelerine çok güvendiğim birinin önerisiyle almıştım bu kitabı. Yani Amerika'yı maalesef ben keşfetmedim.
Köstebek Yolları'nın yazarı Günay Çetao Kızılırmak bir çevirmen. 1981 doğumlu bir yazar Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde yaşadıktan sonra 1994 yılında ailesiyle Rusya'ya yerleşmiş ve orada Rus Dili ve Edebiyatı eğitimi almış. Türkiye'ye döndüğünde Rusça'dan şiir, öykü ve roman çevirileri yapmış. Başta Rus Klasik isimlerinden, örneğin Çehov gibi, çevirilerin yanı sıra Andrey Platonov'undan bir çok eserini dilimize kazanırmış. Buradaki linkten çeviri imzası olan eserlerin listesini bulabilirsiniz.
Köstebek Yolları kendi imzasıyla yayınladığı ilk kitabı. Yukarıda da bahsettiğim gibi bir öykü kitabı. Seksen yedi sayfa. İçinde; Uzak, Ev, Neydi?, Sigara, Çok Yaşlı Bir Kadın, Her Şeyin Tam Tersi, Doktor ve Ben, Ölenin Ardından, Köstebek Yolları, Munise ve Kırmızı Balık isimli on bir öykü yer alıyor. İlk öykü Uzak'ı okumaya başladığımda erkek bir yazarın bir kadının duygularını ne kadar iyi yansıttığını düşünerek okumaya başladım. O sırada Günay Çetao Kızılırmak'ın kadın olduğunu bilmiyordum. Edebiyatta beni en çok etkileyen şeylerden biri bir yazarın kendi cinsel kimliğinin dışına çıkarak karşı tarafın duygularını yansıtabilmesidir. Sonrasında öyküleri okumaya devam ettiğimde yazarın bu yeteneğe fazlasıyla sahip olduğunu gördüm. Kitaba adını veren Köstebek Yolları ve Her Şeyin Tam Tersi bunun en iyi örneklerindendir bana göre.
Öyküler kısacık ve çarpıcı. Her birinin ayrı bir meselesi var. Kadınlık, yalnızlık, terk edilmişlik, göç, savaş, unutmak, işsizlik, kader denilen çaresizlik benim çıkardığım temalar. Neydi? bir iç konuşmanın öyküleşmesine şahit oluyoruz. Ev'de bir evin dile gelip içinde olup biteni toplumsal boyutlarıyla ele alması, Sigara'nın kurgusunun sıradışılığı, Çok Yaşlı Bir Kadın'ın sonuyla fantastik bir yapıya dönüşmesi hepsi ama hepsi çok etkiledi beni. Yaşamın içinden biraz bizim toplumdan biraz evrensel ama çoğunlukla içinde küçüğünden büyüğüne insan olan öyküler bunlar. Yazar her bir öyküde kurgusal olarak tekdüzeliğin dışına çıkmış, yeni bir şeyler denemiş ve çok da başarılı olmuş kanımca.
...geçmişin değişmez kalmadığı, her hatırlamada onu yeniden işlediğimizle ilgili. Şöyle ki fiilen yaşanmış bir şeyi, anımsama anındaki ruh haliyle süslüyor, çarpıtıyor veya hiç değilse düzenliyormuşuz. Yani her birimiz geçmişi yâd edip durdukça yeni yeni kurgular üretiyoruz." syf.36, Sigara
Bugünü anlamak için geçmişi kurcalamak, onu tarihsel bütünlüğü içinde değerlendirmek gerektiğini düşünen ben için yukardaki cümle çok anlamlı. Kişisel tarihimizle, hatırlamak ve unutmakla ilgili derdi olanlar için muhtemelen bu öykü kitabında altı çizilecek cümlelerden biri olacaktır. Bu arada kızımla oturduk ve öyküler üzerinde uzun uzun konuştuk. Altını çizdiğim cümleleri görünce, "Anne seninle seçtiğimiz cümleler uyuşmuyor," dedi. O bambaşka cümlelerden etkilenmiş. İşte bu da bana göre edebiyatın en güzel yönü. Herkes kendi yaşanmışlıkları, duygu durumları ve düşünceleriyle bir eseri okuyor, yorumluyor. Hayran kaldığım bir cümle ile bir alıntı daha yapalım...
Zaman içinde mavi gözlü küçük kız kısacık büyümüş, uzun uzun yaşlanmıştı. İkisinin arasında bir yerlerde altı çocuk doğurmuştu. syf.40, Çok Yaşlı Bir Kadın
Sözün sonuna gelirsem lütfen iyi öykü okumak istiyorsanız bu kitabı alın ve okuyun. Hatta benim gibi sevdiyseniz, okutun.
Keyifli okumalar diliyorum,
KÜNYE:
KİTABIN ADI: KÖSTEBEK YOLLARI
YAZARI: GÜNAY ÇETAO KIZILIRMAK
KAPAK: SUAT AYSU
YAYINEVİ: İLETİŞİM YAYINLARI
YAYIM YILI: 2022
SAYFA SAYISI: 87
Not: Yazarın çeviri konulu güzel bir çevirisine rastladım. Okumak isterseniz linkini buraya bırakıyorum.

Yorumlar