top of page

MASUMİYET VE TECRÜBE ŞARKILARI

  • Yazarın fotoğrafı: dilek yiilmaz
    dilek yiilmaz
  • 10 Haz 2021
  • 2 dakikada okunur

Gelin bugün de bir şiir kitabından konuşalım. Siz de benim gibi okuduğunuz kitapların içinde geçen şeylerin izini sürer misiniz? Dilek Kitaplığı Kitap Kulübümüzün 2020 seçkisi içinde yer alan Olga Tokarczuk'un Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde (tanıtım metnine buradan ulaşabilirsiniz) romanını okurken sık sık William Blake'in adı geçmişti. Çünkü baş karakter Janina arkadaşı Dyzio ile birlikte William Blake şiirlerini çevirmekteydi. Romanı okurken araştırmıştım sonra bir gün Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nı gezerken bu şiir kitabı gözüme ilişti ve hemen aldım. Biliyor musunuz benim için şiir okumak daraldığım zamanlarda yüzümü gökyüzüne çevirip, zamanı unutup, dünyanın gürültüsünü susturup, bulutlarla yolculuğa çıkmak gibi bir şeydir. Nefes almak gibidir. Çoğu okuduğumu da anlamam. Önceleri anlamadığım için kendine kızardım. Sonradan anladım ki her şeyi bir anlamak değilmiş önemli olan sadece hissetmek yeterliymiş. Ben bir şair değilim. Bazen kelimelerle oynamayı sevdiğim ve duygularımın coşkusuna ya da acısına katlanamadığım için bir şeyler karalarım o kadar. Bence bunu herkes yapmalı. Bir beyaz kağıt ve üstünde özgürce gezinen kurşun kalem kadar rahatlatıcı başka hiç bir şey yok...

William Blake şiirleri yukarda bahsettiğim şiirler gibi anlaşılması zor hiç değiller. Şair 1757 - 1827 yılları arasında yaşamış. Hümanist şiirler yazmış. Kitabın arka kapağındaki tanıtımda şöyle deniyor: "Blake, şair, ressam ve oymabaskı ustasıydı. Şiir kitaplarının çoğunu kendi resimlemişti. Duyu ve yaradılış olarak püriten geleneğe bağlıydı. Eserlerinde özel mülkiyete, kilise kurumuna, devlete, yasalara, savaşa ve insanın kendine yabancılaşmasına yol açan çalışma biçimlerine karşı çıktı." Tabii yaşadığı dönemi ve tanıtımda bahsedilen "püriten" anlayışı gözönünde bulundurarak okumalısınız şiirlerini. İçlerinde bolca tanrı sevgisi ve yaradılış hikayesi var. Ancak inanılmaz bir dil ahengi, tasvir zenginliği de var:

GECE

Güneş alçalıyor batıda,

Akşam yıldızı parlıyor,

Kuşlar sessizler yuvalarında,

ben de kendi yuvamı aramalıyım,

Ay bir çiçek gibi sanki,

Göğün yüksek kameriyesinde;

Sesiz bir tatlılık içinde,

Oturmuş gülüyor gecede.

Bu şiir kitabının en güzel taraflarından biri sol tarafta şiirin orjinal dilde metni verilirken sağ tarafta türkçeleştirilmiş metne yer verilmesi. Üstelik çeviriyi yapan Selahattin Özpalabıyıklar. Kendisi editörler arasında efsane isimlerden biridir. Hem de yaptığı çevirilerle bilinir. Bir zamanlar uzun uzun hayat hikayesini okumuş, hayran kalmıştım. Onun imzasının olduğu her işi güvenerek okurum. Zaten şiirleri böylesine vermek sanırım onun fikri olmalı. Çeviri yapmak zor iş üstelik şiir çevirmek mislice zor bir iş.

Keyifli okumalar dilerim.

KÜNYE:

KİTAP ADI: MASUMİYET VE TECRÜBE ŞARKILARI

TÜR: ŞİİR

YAZAN: WİLLİAM BLAKE

ÇEVİRİ: SELAHATTİN ÖZPALABIYIKLAR

YAYINEVİ: T.İŞ BANKASI YAYINLARI

SAYFA: 71

Son Yazılar

Hepsini Gör
Düşler Sirki: Angela Nanetti'nin Masalsı Dünyası

Size bu yazımda Angela Nanetti'nin 'Düşler Sirki' romanından bahsetmek istiyorum. 'Dedem Bir Kiraz Ağacı' romanını okumayan var mıdır acaba? Hans Christian Andersen Ödüllü yazarı bu romanıyla tanımış

 
 
 

Yorumlar


bottom of page