Nehrin Kaybolduğu Gün: Züleyha Ersingün'ün Usta Anlatımı
- dilek yiilmaz
- 6 Oca
- 2 dakikada okunur
Bu yazımda kurduğu anlatı dili, mekan ve zaman ile beni etkileyen bir yazarın romanından bahsetmek istiyorum. Nehrin Kaybolduğu Gün yazar Züleyha Ersingün'ün Kasım 2024'te yayımlanan son romanı. Aynı zamanda ilkokul öğretmeni olan Züleyha hanımla düzenlediğim bir etkinlik sayesinde yüz yüze tanışma fırsatı da buldum. Nehrin Kaybolduğu Gün romanını İstanbul Kitap Fuarı'nda almış, hemen imzalatmıştım. Hızla okuduğum eserlerden biri oldu. Bunun en temel nedeni paragrafın girişinde bahsettiğim özellikleri dışında kurgunun merak duygumu harekete geçirmesiydi.
Nehir sözcüğü kasabalılar için karanlık bir gecede bulutların arasından çıkan ay ışığı gibi pırıltılı bir sözcüktü. O, asık suratlı kasabalıları güldüren tek şeydi.
Roman bir çok açıdan hepimize tanıdık gelecek ama bilmediğimiz bir yerdeki küçük bir maden kasabasında geçiyor. Anlatıcımız Behram isimli bir çocuk. Biri nehirde bulunmuş, diğeri öz iki kız kardeşi ile kasabada yaşıyor. Annesini küçük kardeşinin doğumunda kaybetmiş. Sonra hayatlarına Gülendam girmiş ve yaşam bir şekilde devam etmiş. Hikâye başlarken bir çok soru düğümcüğü atıyor okuyucunun zihnine. Nehirde bulunup Şifacı tarafından bebekken ailesine katılan Naru'nun annesi ve babası nerede? Bu bebek neden nehirdeydi? Neden Şifacı isiminde biri var? Kasabalılar neden bu kadar garip? Nehir neden bu kadar önemli? Örneğin bu sorular benim kendi kendime sorduklarımdı.
Okumaya devam ederken edebiyatın o etkileyici güzelliğinin bir şekilde metne yerleştiğini görüyorsunuz. Örneğin Behram şiir seven, duygulu ve çevresine duyarlı bir çocuk.
Öyle gecelerde kendimizi bir şiire ya da Amber'in söylediği şarkılardan birine sarıp, her şeye karşı durabileceğimizi düşünürdüm. Kimse bize zarar veremezdi. syf. 27
Bu arada koyu renklerle konuşmayı çok sevmeyen Naru'nun düşünelerinin metne sızdığını duyuyoruz. Naru'nun diğer insanlardan farklı olarak sesleri daha iyi duyabildiğini anlıyoruz.
Hikâye ilerledikçe madencilikle geçinen kasaba halkının geçmişte yaşanan bir olay nedeniyle cevherciler denilen gruba düşman olduklarını öğreniyoruz. Üstelik iki tarafından suçu yokken karşılıklı anlayışsızlıktan gelişen bir düşmanlık bu. Ancak bir gün nehrin ortadan kaybolmasıyla ve madende yaşanan bir kaza nedeniyle iki grup ortak yeniden ortak hareket ediyorlar.
Nehrin Kaybolduğu Gün romanında tüm olan biteni burada anlatamam. Okuyucu romanın heyecanını birebir yaşamalı. Sürpriz bir son olduğunu söylemeliyim.
Bu arada ben kapak resmini de çok sevdim. Çocuk ve ilk gençlik romanı olarak sınıflandırabileceğim eserin kapağında iki ana kahraman, maden sahası ve nehir resmedilmiş. Bana güzel gelen hikayenin ruhuna uygun olarak çizgi roman karakterizasyonun kullanılması oldu. İç sayfalarda da aynı teknikle bir kaç kara kalem çizim göreceksiniz. Çizer Ahmet Uzun'un eline sağlık.
Tartışılabilir. Roman karakterlerin daha iyi işlenmesi için biraz daha uzun olabilir miydi?
Benim fikrim. Şifacı, Makasçı ve Gezgin karakterleri Naru gibi etkileyici karakterlerdi. Bence kesinlikle işlenebilirdi. Hatta belki bir seriye dönüşebilirdi bu hikaye. Yine de doğanın futursuzca kullanımı, insanlar arasındaki iletişim sorunlarından doğan düşmanlıklar, güç - para, dostluk - kardeşlik gibi konuları işleyen bu romanı ben çok sevdim.
Keyifli okumalar,
KÜNYE:
KİTABIN ADI: Nehrin Kaybolduğu Gün
YAZARI: Züleyha Ersingün
YAYINEVİ: FOM Kitap
ÇİZERİ: Ahmet Uzun
Editörü: Melih Günaydın
Sayfa Sayısı: 125
Yayım yılı: Kasım 2024

Yorumlar