NEREYE GİDİYORUZ BABA?
- dilek yiilmaz
- 16 Şub 2018
- 2 dakikada okunur
Taksim'deki Yapı Kredi Yayınları'nın tarihi binası yenilendi. Üst katları çok güzel sergilere ev sahipliği yaparken alt katında yayın evinden çıkan kitapları yüzde yirmi indirimli alabiliyorsunuz.
Yapı Kredi Yayınları çok seçkin yazarlara ev sahipliği yapıyor. Yılların tecrübesiyle okuyucularıyla buluşturduğu kitaplar arasında Sabahattin Ali'nin, Yaşar Kemal'in, Firuzan, Orhan Pamuk gibi Türk edebiyatının önemli isimleri bulunurken, Kazım Taşkent serisinde de dünyanın önemli klasiklerini yayınlıyor.
Bu arada belki biliyorsunuz ama ben de hatırlatayım, ünlü yazar Ayfer Tunç uzun yıllar Yapı Kredi Yayınları'nda editör olarak çalışmış.
Neyse işte ne zaman Taksim'e çıksam mutlaka Yapı Kredi Yayınları'na uğrarım ve her ne kadar kitaplığımda okuma sırası bekleyen bir çok kitabım da olsa mutlaka yeni bir şeyler alırım. İşte bunlardan biri de NEREYE GİDİYORUZ BABA? oldu.
"Anormal bir çocuğun pek de eğlenceli bir hayatı yoktur.Her şey en başından kötü başlar.Gözlerini ilk açtığında, beşiğinin üzerine eğilmiş, onabakan iki mahvolmuş yüz görür. Baba ve Anne. Şunudüşünmektedirler: 'Bunu biz mi yaptık?'Pek de gururlu değildirler.Bazen sorumluluğu birbirlerine atarak ağız dalaşınagirerler. Soyağaçlarında bir yerlerde saklanmış alkolik birbüyük büyükbaba ya da yaşlı bir amca arar bulurlar.Bazen de ayrılırlar."Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babamla (YKY,2009) sıra dışı bir baba figürünün gölgesinde geçençocukluğunu anlatan Jean-Louis Fournier, bu kez "sıradışı çocuklar"a sahip bir baba olmanın deneyiminipaylaşıyor.Fournier'ye 2008 Prix Femina ödülünü kazandıranNereye Gidiyoruz Baba? hayatı olduğu gibi kabuletmenin bunaltıcı sınırlarında gezinenironik bir anlatı.
Yukarıda yer alan tanıtım metni Yapı Kredi Yayınları sayfasından alınmıştır.

Yazar Jean-Louis Fournier,1938 yılında Arras’ta doğmuş. Yazarlığının yanı sıra televizyon programları da hazırlamış. "Nereye Gidiyoruz Baba?"adlı kitabıyla 2008 Femina ödülünü almış.Yayınlanan kitapları; Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamDulKuzeyli AnnemNereye Gidiyoruz Baba?Son Siyah Saçım ve İhtiyar Delikanlılara Bazı ÖğütlerKİTAP HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM Hiç beklemediği şekilde üst üste iki oğlunun da özürlü olmasından dolayı yaşadığı sancıları zaman zaman dalga geçercesine anlatan bir adamın bir nevi günlüğünü okuyor gibi oluyoruz. Adam üçüncü denemede sağlıklı bir çocuğun babası olabiliyor ama evliliğini bitiriyor. Her zaman dışarıdan baktığımız bir insanlık haline, kitabı okurken, babanın yaşadıklarını hissederek bakabiliyoruz. Zaman zaman bu nasıl düşünce, bu nasıl bir baba derken, zaman zaman benim başıma gelseydi ne yapardım diye muhasebe yaparken buldum kendimi. Bu kitabın elime geçme ve okuma zamanlamam da enterasan oldu bana göre. Bu sıralar Kıvanç Tatlıtuğ'un başrolünde olduğu bir film vizyona giriyor ve hikaye de benzerlik taşıyor. Son zamanlarda kopya - pardon uyarlama- senaryolarla karşımıza çıkan Türk vizyon sinemacılığında farklı bir film olacak gibi duruyor. (Not. Bu arada internette senaryo araştırması yapmadım, bu filmde umarım bir Kore ya da Hint uyarlaması değildir)

Yorumlar