top of page

URSULA K. LE GUIN ÖLDÜ

  • Yazarın fotoğrafı: dilek yiilmaz
    dilek yiilmaz
  • 16 Şub 2018
  • 2 dakikada okunur

Ursula K. Le Guin öldü. Ölüm sonsuz ayrılık gibi olsa da, eğer insan yaşadığı süreye bir anlam katabilmişse bu durum ayrılık olarak nitelendirilebilir mi? Sanatçılar asla yitip gitmeyen varlıklar sanki. Doğumumdan çok uzun yıllar önce yaşamış ve ölmüş, örneğin KAFKA, TOLSTOY, ORHAN KEMAL, NAZIM HİKMET aslında ölmüş mü oluyorlar benim için. Onlar benim zamanımda yaşasalar bile belki karşı karşıya gelip tanıma şansım olamayacaktı. Ama binbir emek harcayarak ortaya koydukları eserlerle onlar benim için, şimdi, hemen yan odada yazı masalarında, ya da bu yazıyı yazdığım bilgisayarın önündeki pencereye yaslanmış duruyor gibiler. Ama Ursula K. Le Guin'in doğum günümde ölmesi olmadı. Oysa Mülksüzler'i henüz bitiremimiştim o bu dünyadan ayrılıp gittiğinde. Kitabının sayfaları arasında dolaşırken hayranlığım artıyordu, bir yandan da Dümeni Yaratıcılığa Kırmak  kitabında yazma üzerine karşılıklı sohbet eder gibiydik ama gitti işte. Aslında düşünüyorum güzel bir hayat gibi geliyor onun yaşadığı. Seçkin sayılır hayat hikayesinin anlattığı kadarıyla. Eğitimli ve kültürlü bir anne babanın çocuğu, sürekli yazmış, yazdıkları ödüllerle karşılık bulmuş, kapatalizme direnmiş bir kadın yazar. Erkek egemen bir edebiyat dünyasında feminist bir duruş sergilemiş biri. Öldüğü günkü gazeteleri taradığımda ölmeden kısa bir süre önce verdiği şu demeci buldum: "Kitaplar sadece meta değildir. Kâr motivasyonu çoğunlukla sanatın hedefleriyle çatışma halindedir. Kapitalizmde yaşıyoruz, onun gücünden sakınılamaz gibi geliyor ama kralların kutsal iktidar hakları da öyleydi. Her türlü insan iktidarına karşı direnilebilir ve bu iktidar insanlar tarafından değiştirilebilir. Direniş ve değişim çoğu zaman sanatta başlar. Çoğu zaman bizim sanatımızda, kelimelerin sanatında. Bir yazar olarak uzun bir kariyerim oldu, iyi bir kariyerdi. Şimdi, onun sonuna geldiğimde Amerikan edebiyatının nehrin akıntısına kapılıp gittiğini görmek istemiyorum. Yazarlıkla ve yayıncılıkla yaşayan bizler, bu sürecin getirilerinden hak ettiğimiz payı talep etmeliyiz ama bizim güzel ödülümüz kâr değildir. Onun adı özgürlüktür." ne kadar güçlü ve tutarlı bir insan olduğunu ortaya koyan cümleler, aynı zamanda korkusuz. Sanırım ben bu dünyadan yitip gidinceye kadar doğum günümle ölüm günü birleşen Ugur Mumcu'dan sonra hatırlayacağım ikinci insan olacak.  

 
 
 

Yorumlar


bottom of page