top of page

YORDANKA BELEVA'NIN KEDER'İ: DERİN VE ŞİİRSEL ÖYKÜLERE YAKINDAN BAKIŞ

  • Yazarın fotoğrafı: dilek yiilmaz
    dilek yiilmaz
  • 18 Kas
  • 3 dakikada okunur

ree

Böyle kitapları okuduğum zaman çok değerli bir mücevher bulmuş gibi oluyorum. Zenginleşmek illa madden mi olur? Duygu olarak da zenginleşir insan. İnan şu an ben dünyanın en zengin kişilerinden biriyim. Üstelik hüzünden gözlerim dolu olmasına rağmen.

Sadece öykü yazmıyorum, kısa öykü yazıyorum, çünkü kendim de çoğunlukla sıkılan bir okurum, içeriğin uzatılmasına dayanamıyorum. Eğer bir şey daha az sözcükle söylenebiliyorsa, o zaman kelime israfı her şeyden ziyade okura hakarettir. k24 röportajından
Yordanka Beleva 1977 yılında Bulgaristan'ın Tervel kasabasında doğmuş. Bulgar Filolojisi ve ardından Kütüphane Yönetimi Eğitimi almış. Kütüphanecilik ve Bilgi Bilimleri alanında doktora yapmış. Edebiyat serüvenine şiir ile başlamış. Ardından öyküler gelmiş. Eserleri birçok ulusal ödüle layık görülmüş. İngilizce, Almanca, Fransızca, Hırvatça, Arapça, İtalyanca, İspanyolca ve Makedonca'ya çevrilmiş.

88 sayfalık öykü kitabında 20 kısa öykü yer alıyor. Hepsi hüzün, kayıp konuları etrafında dönen öyküler. Yazarın şair oluşunun etkilerini kısa, öz ama derin öykülerinden anılyorsunuz. Zaten yukarıda verdiğim alıntıda "içeriğin uzatılmasına dayanamıyorum. Az sözcükle söylenebiliyorsa, kelime israfına ne hacet?" diyerek tarzını ortaya koymuş. Aynı fikirdeyim. Uzun uzun tasvirler okumaktan ben de sıkılıyorum. Durum öykülerinden fenalık geliyor. Biraz zeka, tat ve saygı bekliyorum okur olarak yazardan.


Bu Kitabı Neden Sevdim?

  1. Dil ve Üslup: KEDER,Tartışmasız öne çıkıyor. Beleva’nın öyküleri, kelime ve kavramlarla adeta oyun oynarcasına kurulmuş; sade ama derin, şiirsel bir dokusu var. Bu üslup, beni düşünmeye ve duygulanmaya davet eden bir atmosfer yaratıyor. Bazı cümleleri tekrar tekrar okuma isteği uyandırıyor; çünkü basit görünen her anlatı gizli katmanlar barındırıyor.

  2. Tematik Derinlik: Kitapta “keder”, “yokluk”, “aidiyet”, “göç”, “kaybetme” gibi evrensel temalar işleniyor. Özellikle sürgün, köy yaşamı ve geçmişin izleriyle yüzleşme gibi motifler, yazarın bakış açısından özgün ve dokunaklı şekilde yansıtılıyor. Yerel ögelerle zenginleştirilmiş öyküler, tarihsel üst okuma da yapma isteği uyandırıyor. Zira, kitabın sonunda NOTLAR bölümü bu amaca hizmet ediyor.

  3. İroni ve Mizah: Keder teması hâkim olsa da, Beleva metinlerinde ince bir mizah ve ironiyi de ustaca kullanıyor. Bu, ağır temaları basitleştirmeden dengeli bir okuma deneyimi sunuyor. Yani melankoli var, ama hiç umutsuz değil. Hayat gibi.

  4. Empati ve İnsanilik: Öykülerde farklı yaşlardan, sosyal konumlardan karakterlerle karşılaşıyoruz: büyükanneler, göçmen aileler, yoklukla baş etmeye çalışan bireyler… Bu karakterlerin hayatlarına yaklaşımı yazarın duyarlılığını, insan ruhuna olan merakını gösteriyor. Okurken hem dokunuyor, hem düşündürüyor.


Bu Kitabı Kimler Okumalı?

  • Edebiyat ve Öykü Severler: Özellikle kısa öykü türünü seven, yoğun ve derin hisler ile kelime oyunlarını takdir eden okurlar için ideal.

  • Şiir Dünyasına Yakınlaşmak İsteyenler: Beleva hem şair hem öykücü olduğu için, metinlerinde şiirsel bir dil ve ritim hissediliyor.

  • İçsel Yolculuk Arayan Okurlar: Kayıp, aidiyet, sürgün, aile bağları gibi temalar üzerine düşünmek isteyenler için çok zengin bir kaynak.

  • Evrensel Duygulara Ortaklık Kurmak İsteyenler: Keder, yalnızlık, geçmişle barışma gibi evrensel duyguları ustaca işleyen bir kitap.

  • Çağdaş Bulgar Edebiyatı ile Tanışmak İsteyenler: Beleva, günümüz Bulgar edebiyatının etkileyici bir temsilcisi; eserleri üzerinden bu edebiyat coğrafyasını keşfetmek mümkün.


KEDER 'DE ALTINI ÇİZDİĞİM CÜMLELER:

İnsanın batmayı göze alabilmesi için, onu yukarıya çekecek bir el olmalı. SOY KİLİDİNİN AÇILMASI,1953

İyi ki aşağıda yaşıyoruz: Sadece aşağıdayken her şey gerçekten yıkarıdan iniyor. YILBAŞI PROGRAMI

Belki de beybaba yeni tür bir tarih felsefecisidir, dört mevsimlik anılar uydurma konusunda uzmandır. İLK SAYFA

Yıllardır unutulmuş durumda. Çocukları dünyanın bir yerlerine dağılmış, evlerine ne büyük bayramlar ne de vicdanın küçük tereddütleri vesilesiyle geliyorlar. TAKAS

Sara mutsuzluğun nasıl bir şey olduğunu iyi biliyordu: Genelde para, mülk ve başarıdan oluşan bir kadrosu vardı ama bunun dışında hiçbir şeyi yoktu. SARA

Gibi, her sanatın ölümüdür, derdi. Ondan birçok kez kurtulmuştu- falancanın gibi atölyesi, filancanınki gibi şöhreti ya da ilham perisi olabilirmiş. Kendine sadece renklerde ve peşin hükümlerde değişim hakkı tanıyordu. RESİM ÜZERİNE KISA BİR İNCELEME


KÜNYE

📖 Kitap: Keder✍️ Yazar: Yordanka Beleva🔤 Orijinal Dil: Bulgarca🌐 Çeviri: Hasine Şen Karadeniz🏷️ Tür: Öykü🏛️ Yayınevi: Metis Yayınları🗓️ Türkçe Basım: 2024📄 Sayfa Sayısı: 96🔢 ISBN: 978-605-316-320-6


dilek kitaplığı: okumanın iyileştirici gücüne inanlara, gelsin.


Son Yazılar

Hepsini Gör
Fuat Sevimay'ın Aziz ile Nikola Romanı

Benim Aziz ve Nikola romanında en sevdiğim yönlerden biri üst okumalara neden olacak bilgiler paylaşması ve kadın karakteri önemli bir konuma yerleştirmesiydi.

 
 
 
MUTEDİL DALGALI

Ömür İklim Demir'in son öykü kitabı Mutedil Dalgalı kitap kulübümüzün kapanış konuğuydu. Muhtelif Evhamlar Kitabı isimli öykü kitabıyla yazarla tanıştım. Ardından Kum Tefrikaları romanı geldi. Son ola

 
 
 
ZAMAN SIĞINAĞI

Georgi Gaspodinov'dan okuduğum ikinci kitap Zaman Sığınağı. İlki Hüznün Fiziği idi. Yazardan o ilk romanı okumamın üzerinden kadar çok zaman geçti ki. Sadece hatıramda kalan inanılmaz etkilendiğimdi.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page