top of page

ÇALINAN DİKKAT

  • Yazarın fotoğrafı: dilek yiilmaz
    dilek yiilmaz
  • 25 Haz 2024
  • 3 dakikada okunur

Son yıllarda okuduğum, günlük yaşamımda değişiklik yapmama vesile olan, bana gerçekten faydalı bir dokunuş yapan bir kitap önerisiyle geldim: ÇALINAN DİKKAT. Gazeteci yazar Johann Hari'nin kendi yaşanmışlığından yola çıkarak hazırladığı bu kitapta günümüzde çoğu insanın yaşadığı 'dikkat dağınıklığı' meselesinin nedenleri üzerine düşünme fırsatı buluyoruz.

Bu kitabı okuduğum sırada, daha ilk bölümlerdeyken, beni kontrol altına aldığını düşündüğüm sosyal medya uygulamasını cep telefonumdan kaldırdım. Çok garip bir şekilde maalesef kendimi kontrol edemiyordum. Neredeyse gördüğüm her güzel şeyi; çiçeği, böceği, okuduğum kitabı, mutlu anları fotoğraflayıp paylaşma istediği duyuyordum. Hatta kitapta Johann Hari'nin bahsettiği gibi güncelleme yapıp acaba kaç kişi gördü, kaç kişi like'ladı gibi saçmalıklar yaşamaya başlamıştım. Yani bir çeşit bağımlıya dönüşüyordum. Çalınan Dikkat'i okuduğumda bunun sadece benim yaşadığım bir durum olmadığını bir çok kişinin, başta kitabın yazarı olan Johann'ın olmak üzere, yaşadığını gördüm. Farkına varmamı sağlayan şey ise suçun bende olmadığıydı. Çünkü öyle bir alt yapı çalışması yapılıyordu ki akıllı telefonu eline alan kişinin ve bir kez bile olsa o uygulamalara, e-mail sistemlerine giren kişilerin oradan çıkması mümkün değildi.

Kitap şu başlıklardan oluşuyor: Öncelikle kitabın ortaya çıkma nedeni anlattığı bir giriş metni var. Bu metinde hikâyelendirerek "Memphis'te Yürürken" başlığı ile yaşadığı süreçten bahsediyor yazar. Sonrasında Nedenler sıralanıyor. Bunlar on iki başlık altında ve şu şekilde: Birinci Neden: Hızın, Geçişlerin ve Süzme Faaliyetlerinin Artışı,

İkinci Neden: Akış Halinin Ketlenmesi,

Üçüncü Neden: Fiziksel ve Zihinsel Bitkinliğin Artması,

Dördüncü Neden: Uzun Süreli Okumanın Kaybolması,

Beşinci Neden: "Zihin Gezinmesi"nin Aksaması,

Altıncı Neden: "Sizi Takip Edip Yönlendiren Teknolojilerin Artışı,

Yedinci Neden: "Zalim İyimserliğin Artışı"

Sonra "Derinlikli Çözüme İlk Bakışlar" geliyor. Sekizinci Neden olan "Stres Artışı ve Tetiklediği Teyakkuz Hali" bundan sonra verilmiş. Arada çözümlerle ilgili başlıklar yer alıyor:

"Hız ve Bitkinlik Artışını Tersine Çevirmenin Yollarını Bulanlar"

Dokuzuncu ve Onuncu Nedenler: "Beslenme Düzeninin Bozulması ve Kirliliğin Artması"

On Birinci Neden: "DEHB'nin Artışı ve Buna Verdiğimiz Yanıt"

On İkinci Neden: "Çocuklarımızın Maruz Kaldığı Fiziksel ve Psikolojik Kapatılma"

Kitabın beni etkileyen en önemli yönlerinden biri yukarıda bahsettiğim gibi gerek instagram, gerek e-mail ya da youtube olsun bu tür uygulamaların zaman içinde bağımlısı olduğunu fark ettiğim noktada bu durumu yaşayanın sadece ben olmadığımı hissettiren bir metin olmasıydı. Ancak sonrasında okudukça Johann Hari'nin bireysel bir farkındalıktan yola çıkarak gerçek bir araştırmacı gazeteci bakış açısıyla olayı tüm yönleriyle ele alması, gerek bilimsel gerek yazımsal işin içindeki çok farklı uzmanlardan görüşler alması. Sadece bir fikir beyan etmiyordu yazar, fikrini destekleyici profesyonel görüşleri de önümüze koyuyordu. Ve sonuçta tıpkı benim gibi yavaş yavaş bağımlı olduğunu fark eden kullanıcılar için bir kurtuluş yolu sunuyordu.

DEHB artışıyla ilgili bölümün girişindeki paragrafı paylaşmak istiyorum:

Bundan on beş yıl kadar önce, yeğenlerim küçücükken tuhaf bir şey olmaya başladı. Öğretmenlerine göre sınıflarındaki çok sayıda çocuk gitgide huzursuzlanıyor, odaklanamaz hale geliyordu. Yerlerinde duramıyor, derslerine girmek istemiyorlardı. Benim çocukluğumda İngiltere'de var olmayan -en azından nadir rastlanan- bir fikir o dönemde yayılmaya başladı. Bazı araştırmacılar ve doktorlar bu çocuklarda biyolojik bir bozukluk bulunduğu için dikkatlerini veremediklerini öne sürüyorlardı. İngilizce konuşulan dünyada inanılmaz bir hızla yayıldı bu fikir. Sırf 2003 ile 2011 arasında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı ABD'de toplamda yüzde 43, kızlar arasında yüzde 55 artış gösterdi. Şu an gelinen noktada ABD'deki gençlerin yüzde 13'ünde bu tanı koyulurken, bunların büyük çoğunluğuna uyarıcı ilaçlar veriliyor.

Burada olduğu gibi her bölüm başlığı altında önce konuyla ilgili kısa bir bilgi veriliyor sonra konunun uzmanlarının görüşleri paylaşılıyor. Kıyaslama yapmak, verilerini değerlendirme ve sonuç çıkarma kişinin kendisine kalıyor.

Geçtiğimiz akşam kocamla sahile yürüyüşe indik. Yaz mevsimindeyiz. Sahil kenarına yakın oturuyoruz. Hava çok sıcaktı ve kalabalıktı. Bir ara eşim bana, "Herkesin elinde telefon var," dedi. Kafamı kaldırıp sağıma soluma baktım. Üç kişilik bir aile yan yana oturmuştu ve karşılarında dolunay deniz üstünde dalgalanarak harika bir yakamoz manzarası sunuyor olmasına rağmen telefonlarına bakıyorlardı. Yanımdan yürüyerek geçen adam elindeki telefondan bir video izliyordu. Birkaç hafta önce muhtemelen ben de yakamozun fotoğrafını çekip anında hikâyeme eklemiş olurdum ama şimdi kendimi gerçekten özgür hissediyordum. Yine de bu manzara, yani ellerindeki telefonlarla dolaşan insanlar, bana distopik bir hikâyenin parçası olduğumu hatırlattı.

Bu kitabı mutlaka okuyun.

KÜNYE:

KİTABIN ADI: ÇALINAN DİKKAT

YAZARI: JOHANN HARİ

YAYINEVİ: METİS

SAYFA SAYISI: 320

ÇEVİRİ: BARIŞ ENGİN AKSOY

Son Yazılar

Hepsini Gör
Düşler Sirki: Angela Nanetti'nin Masalsı Dünyası

Size bu yazımda Angela Nanetti'nin 'Düşler Sirki' romanından bahsetmek istiyorum. 'Dedem Bir Kiraz Ağacı' romanını okumayan var mıdır acaba? Hans Christian Andersen Ödüllü yazarı bu romanıyla tanımış

 
 
 

Yorumlar


bottom of page