top of page

ALGERNON'A ÇİÇEKLER

  • Yazarın fotoğrafı: dilek yiilmaz
    dilek yiilmaz
  • 7 Oca 2021
  • 3 dakikada okunur

Okumayan kalmış mıdır ya da ben neden bu kadar geç okudum bu kitabı? Bilmiyorum. Ama zamanı ve yeri sorgulamanın anlamı yok, iyi ki okudum diyorum.

Algernon'a Çiçekler 1950'lilerde yazılmış, ilk baskısını 1966 yılında yapmış bir roman. Ancak ne dili ne de hikâyesi zamana yenilmemiş. Yazar Daniel Keyes bu romanıyla Hugo ve Nebula ödüllerini almış. Daniel Keyes 1950'lili yıllarda Marvel'de editör olarak da çalışmış. Yazarın ülkemizde çevirilen Kobay ve Billy Milligan'ın Zihinleri isimli iki kitabı daha bulunuyor. Ürettiği eserlere baktığımda Daniel Keyes'in beynin işlevi ve bunun deneyselleştirmesi konusuna odaklandığını görüyorum. Zaten Algernon'a Çiçekler neredeyse bir bilim adamı gözüyle yazıldığını belirtmeliyim.

Romanın kurgusuna ve kısaca konusa değinecek olursam: Roman kahramanımız Charlie'nin günlüğünü okuduğumuzu söyleyebilirim. 1 Mart tarihiyle başlayan hikayede Charlie bir deney için gönüllü olduğundan bahsediyor. Ancak yazdıkları öyle karmaşık ve yazım hatalarıyla dolu ki takip etmekte, tamamlamakta zorlanıyoruz. Sonradan sayfalar kahramanın hikayesiyle akmaya başladıkça bu yazım hataları da bize çok doğal geliyor. Zaten yazarın ustalığı da burada kendini gösteriyor. Çünkü çok düşük bir IQ ile dünyaya gelen Charlie'nin başka bir şekilde yazabilmesi mümkün değil diye düşünüyoruz. Charlie bu zeka düzeyi ile hayatındaki zorlukların farkında değildir. Çevresindekileri dostları olarak görür. Onların ona davranışlarını hiç sorgulamaz. Ama bir yandan da okumayı öğrenmek ister ve kişisel çabasıyla kendisine uygun bir araştırma vakfı okulunda eğitim almaya başlar. Orada öğretmenin dikkatini çeker. Aynı zamanda da bir fırında çalışmaktadır. Yaptığı iş tuvaleti temizlemek, siparişleri teslim etmektir. Vakıf bir bilimsel araştırma yapmaktadır ve öğretmenin tasviyesiyle denek olarak Charlie'yi seçerler. Deney daha önce fareler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Tehlikelidir. Ama Charlie gönüllü olur. Tek isteği zeki bir insan olmaktır. Öncesinde deneyin yapıldığı ve olumlu sonuçları takip edilen kobay fare Algernon'a Charlie bir labirent içinde yol bulma yarışına çıkartılırlar. Her seferinde Charlie Algernon'a yenilir. Nihayet ameliyat yapılır, terapi görüşmeleri başlar ve bununla birlikte Charlie'nin günlükteki yazım hatalarıyla birlikte zihnindeki algıma sorunları da çözülmeye başlar. Bir gün Charlie artık Algernon'u yener. Ancak asıl hikaye buradan sonra akmaya başlar. Çünkü tedavinin önemli bir gerekliliği vardır: Charlie günlük tutacaktır. Bunlarla birlikte biz okuyucuda kahramanın her anını takip ederiz. Sadece fiziksel yaşadıklarını değil aynı zamanda geçmişi hatırlayışını, aile hikayesini, doktorlarını ve aşkla bağlı olduğu öğretmenini yakından tanırız. Öyle gelişmeler yaşar ki Charlie, zihni artık durdurulamaz bir noktadır. Ancak kurgu ilerledikçe daha garip durumlarla karşılaşırız. Onu takip eden sadece okuyucu olarak biz değilizdir. Bir başkası daha vardır.

Evet, buraya kadar okuduysanız işte tam da burada kesiyorum. Çünkü bu roman içinde ince detaylar barındırıyor. Fazla anlatmak büyüsünü bozacaktır. Okunması gereken bir roman. Özellikle yazmak isteyenler için kurgusu açısından eşsiz bir örnek. Okurken altını çizdiğim çok cümle oldu. Bunlardan bazıları paylaşmak isterim:

"Güldü, sandalyesinden kalktı ve pencerenin yanına gitti. “Zekan geliştikçe, sorunların da o ölçüde artacak, Charlie,” dedi. “Zihinsel gelişmen duygusal gelişmeni aşacak. Ve zaman içinde bana sormak istediğin pek çok şey olduğunun farkına varacaksın. Senden sadece, bir şeye ihtiyacın olduğu vakit gelmen gereken tek yerin burası olduğunu hatırlamanı istiyorum.” 

"Ama bir insanın daha zeki olmak, daha çok bilgi edinmek ve kendisini ve dünyayı anlamak istemesinin nesi yanlış? Eğer Kutsal Kitap’ı okursan, her şeyden önce, bir insanın Tanrı’nın ona verdiğinden fazlasını bilmeye çalışmasının doğru olmadığını da anlarsın, Charlie. O ağacın meyvesi insanlara yasaklanmıştı, Charlie. Eğer sen de yapmaman gereken bir şeyi yapmışsan – yani şeytanla veya benzer bir şeyle – belki de geri dönmek için vakit hâlâ geç değildir. Eskiye dönebilir ve yeniden eskiden olduğun gibi sade ve iyi bir insan olabilirsin.”

"Şimdi müthiş bir akla sahipsin, zeka seviyen ölçülemiyor bile, bazı insanların tüm ömürleri boyunca uğraşıp öğrendikleri bilgileri sen bu kısacık süre zarfında elde etmiş durumdasın. Ama sende simetrik olmayan bir şey var. Bilgilisin. Her şeyi görebiliyorsun. Ama anlayışlı veya – sanırım belki de şu sözcüğü kullanmalıyım – hoşgörülü olma yeteneğin gelişmedi. Onlara sahtekar diyorsun ama onların hangisi bugüne kadar mükemmel veya insanüstü olduğunu iddia etti ki? Onlar sıradan insanlar. Dâhi olan sensin.”

"Şimdi görüyorum ki, Norma bizim bahçemizde bir çiçek gibi açtığında, ben yabani bir ot olmuştum. Sadece kimsenin beni görmediği köşelerde ve karanlık yerlerde yaşamama izin verilecekti."

İyi okumalar,

KÜNYE:

Roman adı: Algernon'a Çiçekler

Yazar: Daniel Keyes

Çeviri: Handan Ünlü Haktanır

Yayınevi: KORİDOR

Sayfa sayısı: 325

Son Yazılar

Hepsini Gör
Düşler Sirki: Angela Nanetti'nin Masalsı Dünyası

Size bu yazımda Angela Nanetti'nin 'Düşler Sirki' romanından bahsetmek istiyorum. 'Dedem Bir Kiraz Ağacı' romanını okumayan var mıdır acaba? Hans Christian Andersen Ödüllü yazarı bu romanıyla tanımış

 
 
 

Yorumlar


bottom of page