top of page

ARAKÇILAR düşündüren duygulu bir film

  • Yazarın fotoğrafı: dilek yiilmaz
    dilek yiilmaz
  • 25 Oca 2019
  • 2 dakikada okunur

Çeşitli festivallerde gösterilen bana göre harika bir film izledim geçen hafta. ismi : ARAKÇILAR.

Bu yıl festivalleri pek takip etme şansım olmadı ve kaçırdığım filmler için üzülüyordum ama artık festivallerde gösterilen filmleri sonrasında izleme şansımız oluyor. Başka Sinema platformu içinde yer almasalar da bazı festival filmleri salonlarda yer bulabiliyor. İşte ARAKÇILAR da onlardan biriydi. İlk defa Hirokazu Koreeda'dan bir film izledim. Detaylara geçmeden filmin fragmanını paylaşmak istiyorum:

ÇOCUKLAR AİLELERİNİ SEÇEBİLİR Mİ?

Arakçılarda bize sunulan hikayede insana dair çok naif bir şeyler var. Yani öyle süprizli bir hikaye anlatılmaya çalışılmıyor. Kafalar karışmıyor, çok düşündürme gereği duymuyor. Sadece biz yaşamlarımızı sürdürürken çevremizde yaşayan diğerlerine küçük bir pencere açıyor.

Filmde bir çift var. Yaşlı bir kadının yanında yaşıyorlar. Bu kadının bu çiftin anneleri olduğunu düşünüyoruz. Ve bir aile resmediliyor. Büyük kız, küçük oğlan, anne, baba ve anneanne. Bu ailenin tek sıkıntısı geçim derdi gibi görünüyor. Baba çalışmayı çok sevmiyor. Çalışmak yerine çalmak onun için daha iyi bir çözüm. Küçük oğlunu da bir arakçı olarak yetiştiriyor. Tüm sefaletlerine rağmen çok mutlular. Bir akşam yine marketten bir şeyler araklamış eve dönerken, bu arada mevsim kış, balkonda küçük bir kız çocuğu görüyorlar. Çocuk dışarda soğukta oturuyor ve oyuncaklarıyla oynuyor. Evde bağırış çağırış var. Belli ki baba anneyi dövüyor. Konu da çocuk. Diyaloglardan anladığımız her ikisi de bu çocuğu istememiş. Çocuğun haline acıyan baba oğul alıp onu evlerine getiriyorlar ve yediriyorlar. Amaçları karnını doyurduktan sonra yerine bırakmak. Ama kız yanlarında mutlu, pek öyle anne babasını aramıyor onlar da bugün yarın derken yanlarında alıkoyuyorlar. Sonrasında haberlerde çocuğun arandığını görünce ne yapacaklarını şaşıyorlar. Zaten hikaye bu noktadan sonra açılmaya başlıyor.

Hikayenin sonrasına dair çok fazla ipucu vermek istemiyorum. Çünkü izledikçe çözülen, bana göre herkesin kendince yorumlayacağı durumlar var. Sadece şunu söyleyebilirim. Hiç bir karakter göründüğü gibi. Hepsinin yaşamında bir trajedi var. Ve belki de onları bir araya getiren bu.

Filmin sonunda ben gözyaşlarımı tutamadım. Ama itiraf edeyim bu aralar sulugözün biriyim. Yüreğime dokunan en ufak şeyde gözyaşlarımı serbest bırakıyorum. Belki de gözyaşlarımla ödüllendiriyorum beğendiğimi. Bilemiyorum.

Eğer fırsatınız varsa bu güzel filmi vizyondan kalkmadan izleyin. Yok kaçırırsanız mutlaka internetten bulup izleyin. Çünkü Arakçılar aynı zamanda Cannes'da Altın Palmiye Ödülü'nü almış bir film. Filmle ilgili güzel bir eleştiri okumak isterseniz buraya bakabilirsiniz.

Arakçılar 'da beni en çok etkileyen noktalara da değinerek yazımı tamamlamak istiyorum:

Japon kültürünü yakından tanıma fırsatı sunan bir film izlemenin keyfi

Özellikle başrol oyuncuları olmak üzere, tüm oyuncuların şapka çıkartan performansları,

Aile ve mutluluk üzerine düşünme fırsatı sunması,

Görüntü ve senaryo başarısı

İzleyenler varsa ya da bu yazımı okuduktan sonra izleyenler olursa görüşlerini buradan benimle paylaşırlarsa çok mutlu olurum. İyi seyirler

 
 
 

Yorumlar


bottom of page