Ağaçlar Hermann Hesse
- dilek yiilmaz
- 23 Oca 2021
- 2 dakikada okunur
2020 bitmeden hemen önce aldığım kitaplardan biri olan Ağaçlar beni en mutlu eden yayınlardan biri oldu. İlk baskısını 2018 yılında yapmış. Beşiktaş'taki Kırmızı Kedi Kitapevi'nde kocamla birlikte turlarken önce onun dikkatini çekmişti: "Bak sen seversin" diyerek bana uzattı. Gerçekten ağaçların söz konusu olduğu her şeyi severim. Çocukluğumdan beri ağaçlarla dostane bir ilişki geliştirdim. Onları seyretmeyi, dokunmayı, tırmanmayı, meyvelerinden yemeği, mevsimler içindeki değişimlerini izlemeyi sevdim. Üzerinde yuva kuranları izlemek ayrı bir zevkti. Tırmanıp dallarının arasına saklanmak ya da körede oynarken onlara güvenmek harikaydı. Kimi zaman, en dertli olduğum günlerde, sessiz bir dinleyici oldular. Ama hep orada arka bahçede, sahil kenarında, köşedeki evin kıyısında ya da ormanda hep onlar vardı. Ben ağaçların canlı varlıklar olmalarının yanı sıra bir çeşit ilahi varlıklar olduklarını düşündüm, düşünürüm. Yaşlı ve bilgeler. Tarihe, insanlığa, varoluşa şahitler. Sessiz ama hiçbir canlının olmadığı kadar bilgiyle dolular.
İşte Hermann Hesse de tıpkı benim gibi düşünen insanlardan biri. Tek olmadığımı elbette biliyordum, biliyorum. Ama Hesse'nin satırları arasında gezerken inanılmaz mutlu oldum, huzur doldum. Bu kitap yazarın Ağaçlar konusu altında çeşitli yayınlarından derlenmiş bir eser. Kısa kısa denemeler, alıntılar ve şiirler içeriyor. Arka kapak tanıtımında içerden şöyle bir alıntı yer alıyor:
"Üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle; Sus! Bak bana! Yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. Bunlar çocuksu düşünceler. Bırak konuşsun içindeki Tanrı o zaman susacaklar. Yolun seni anandan ve yurdundan uzaklaştırdığı için endişelisin. Ama attığın her adım, her yeni gün seni anana yaklaştırır. Orası ya da şurası değildir yurdun. yurt ya içindedir ya da hiç bir yerde..."
İçerde kitabın neredeyse her satırın altını çizdim. Öyle güzel tasvirler kurmuş ki yazar hayran kalmamak elde değil. Yeri gelmiş ağacı kişiselleştirmiş, yeri gelmiş manzaranın bir parçası olarak resmetmiş. Ama tüm metinlerde kendini dinlemeye çekilmiş, kalabalıklardan uzak, olgunluk çağında bir insanın varlığı, duygu yükü hissediliyor. Örneğin;
"Tüm güzelliklerden bir torba dolusu olsun saklanabilse ve zor zamanlar için bir kenara koyulabilse keşke! Gerçi o zaman yapay kokulu yapay çiçekler olurlardı elbette. Her gün yanımızdan geçip gidiyor dünyanın bereketi; her gün açıyor çiçekler, parlıyor ışık, gülüyor sevinç. bazen minnettarlıkla doyasıya içiyoruz bu bereketi, bazen de bıkıp hırçınlaşıyor, adını bile anmak istemiyoruz, oysa etrafımızda her daim bir dolu güzellik var. Zaten sevincin en güzel tarafı, tesadüfi ve bedava olmasıdır; özgürdür sevinç ve Tanrı'nın armağanıdır herkese, ıhlamur çiçeğinin esip gelen kokusu gibi."
Ağaçlar benim kitaplığında en sık ele anılacakların arasında yer alacak. Ne zaman bir ağaca dokunmaya, ruhumu ferahlatan bir manzaraya ihtiyaç duysam açıp okuyacağım. Tavsiye ederim.
İyi okumalar,
KÜNYE:
Kitap adı: Ağaçlar
Yazan: Hermann Hesse
Yayınevi: Kolektif Kitap
Basım yılı: 2020 (7.baskı)
Sayfa sayısı: 101

Yorumlar