BİR KUŞAĞI ANLAMAK
- dilek yiilmaz
- 23 May 2021
- 3 dakikada okunur
Uzun bir zamandan sonra bir saha araştırması kitabı okudum. Reklam sektöründe çalışırken işimiz gücümüz bu raporlardı. Hedef kitleyi tanımak çok önemliydi. Aslında hiçbir zaman insanları "hedef kitle" olarak düşünmekten hoşlanmadım ama araştırmaları okumayı hep çok sevdim. Çünkü kantitatif ya da kalitatif yapılsın, deney grupları oluşturulsun ya da sadece gözleme dayalı olsun değişen zamanla birlikte farklılaşan insan hareketlerini anlamamda yardımcı oldu. Merak duygumu hep doyurdu. Ancak akademik seviyede olmaması koşuluyla çünkü ben akademik bir insan değil. Netice itibariyle nacizane bir merak insanıyım. Çok da karmaşaya boğulmadan anlamak isterim.
Evrim Kuran'ın yazdığı "Bir Kuşağı Anlamak" kitabından bahsetmeden önce söylemek istediğim bir şey daha var: Ben sosyal medyadan çok etkileniyorum. Özellikle söz konusu kitap olduğunda. Görüşlerine değer verdiğim, takibe aldığım yazarlar ve okuyucular var. Onların paylaşımları benim alacağım kitabı seçmem konusunda etkili oluyorlar. Bu kitabı da öyle gördüm. Zaten artık öyle kitapçı dolaşıp, raflar arasında kaybolarak kitap seçme şansımız da yok ya, neyse. Size de böyle oluyor mu? Bu durum ben de bir sorumluluk duygusu da oluşturuyor. Yani şimdi benim bu yazdıklarımı okuyan SEN de benden etkilenecek olabilirsin. O yüzden buraya beğendiğim kitapları alıyorum. Elbette bu konuda da bir öznellik durumu devreye giriyor. Bu da beni sonsuz özgür kılıyor. Ancak şunu da çok merak ediyorum, yeri gelmişken söyliyeyim. Acaba benim önerdiğim kitapları alıp okudun mu? Ya da daha önceden okumuş olabilir misin? Benimle aynı fikirde misin yoksa tamamen zıddını mı düşünüyorsun? Yorum yazarsan ne güzel olur...
Bir Kuşağa Anlamak yukarda da bahsettiğim gibi bir saha araştırmasının sonuç kitabı. Veriler toplanmış, Evrim Kuran'da gençlik üzerine yaptığı çalışmalarının tecrübesiyle ve alanın insanı olması sebebiyle bunları yorumlayarak bir kitap haline getirmiş. Öncelikle yazarın okuduğum ilk kitabı. Yakın çevremden, sözüne çok değer verdiğim bir eğitimci büyüğüm kitaptan bahsedince, üzerine çokça olumsuz eleştiri yazabileceğini söyledi. Onunla daha sonra ayrıca bunu konuşacağız. Evet eleştirilecek yerleri olabilir özellikle sonuçların derlendikten sonra odak noktasının kalburüstü diyeceğimiz gruba yoğunlaşması gibi. Ancak bu yapılan çalışmanın, ortaya konulan verilerin değersiz olduğu anlamına gelmeyeceğini düşünüyorum. Kitabı okuyunca Evrim hanımın bilgiye doyumsuz biri olduğunu düşündüm. Kendisi de bir anne olan yazar kitabın giriş yazısından hariç bir NEDEN KUŞAK ÇALIŞIYORUM? başlıklı bir bölüm hazırlamış ve Nazım Hikmet'ten şöyle bir alıntı yapmış: "Anlamak, sevgilim, o bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı." Böylece kendi sorusunu da yanıtlamış aslında. Şöyle diyor:
Kuşak çalışmasaydım, an itibarıyla gerçekleşmekte olan demografik devrimi fark edemeyecek, gelecek on yıllarda bizi bekleyen sosyoekonomik değişimlere kendimi, ailemi ve şirketimi hazırlayamayacaktım; robotlar geliyor diye korkacak, fütüristik kabuslar kuracak, olur olmaz her şeyi teknolojiyle ilişkilendirecek, geçmişi anlamadığım için geleceği yanlış okuyacaktım. kuşak çalışmasaydım, beni büyütenlerle barışmakta, büyüttüğüm evladı ise anlamakta zorlanacaktım. Kuşak çalışmasaydım, çağımın ve kuşağımın katı mükemmeliyetçiliğinin dişlilerinde sıkışacak, bana benzemeyenleri daha çok yargılayacak, daha az sevecek, daha zor öğrenecek, hoşgörü sınırlarımı genişletemeyecektim. Kuşak çalışmasaydım, kuşak döngülerinin mevsimlere benzediğini bilmeyecek, toplumların da kış gibi krizleri, yaz gibi uyanışları olduğunu anlamayacak ve belki de bugünkü kadar ümitvar olamayacaktım. syf.21
Kitapta kuşak aralıkları tablosu verilmiş. Bu tabloya göre ben X kuşağım. Epey bir yaşlanmışım yani. Şimdiler Z kuşağının hakimiyetinde. TÜRKİYE'NİN VE DÜNYANIN YAŞAYAN BEŞ KUŞAĞI bölümünde demografinin nasıl değiştiği vurgulanmış. İkinci bölüm tamamıyla Z kuşağına ayrılmış. KİM BU Z KUŞAĞI? sorunun araştırma sonuçlarıyla yanıtı bulunmaya çalışılıyor. Bu bölümde benim ilgili çeken tablolardan biri Dünyadaki önemli tarihsel gelişmelerle birlikte aynı tarihlerdeki Türkiye'nin durumu. Bu tablo 2000'den günümüze bir hafıza tazeleme ve durum üzerine düşünme sunuyor. Kitapta araştırma sonuçlarına göre eğitimcilere ve şirketlere öneriler de yer alıyor.
Dünya zamanı hızla tüketirken bu araştırma sonuçları çok çabuk çöpe dönüşüyor belki ama bir ömürleri var. En azından kuşaklar arası zaman kadar geçerliliklerini koruyacaklar. Güncellemeler elbette olacaktır. Benim bir kaç yıl boyunca zaman zaman altını çizdiğim bölümlerine bakabileceğimi düşündüğüm bir kaynak olacak.
Kitapta altını çizdiğim epeyce bölüm var. Bunlardan biri Kanada'da üç Y Kuşağı gencin girişimiyle ilgili bir hareketten bahsettiği kısım:
Kanada'da her on erkekten birinin majör depresyon yaşadığı, her gün sekiz erkeğin intihar ettiği, 7-8. sınıf öğrencilerinin her dördünden birinin kendini yalnız hissettiği veya dışlandığı, kadınların yüzde 50'sinin fiziksel veya cinsel şiddeti deneyimlediği istatistikleriyle karşılaşan bu üç genç, çözümün toksik erillik etrafında şekillenen fikirlerle savaşmaktan geçtiğine inanır ve Z kuşağı erkekler için bir program tasarlarlar. Programın amacı erkek çocukların erkeklik dünyasındaki kalıp yargılara yakından bakmasını sağlayarak toplumsal cinsiyet konusunda görünmeyeni görünür kılmaktır. on hafta boyunca cinsiyete atfedilen kılık kıyafetten, erkek arkadaşlar arası bakılayıcı davranışlara, korkularını ve acılarını gizlemek zorunda kalmayana dek çeşitli kalıp yargıların yaşamlarımızı nasıl etkilediğini konuştular. syf.81
Yine bahsetmeden geçmek istemediğim syf. 87'de Halil Cibran'ın bir şiirine yer vermiş yazar. "Çocuklarınız sizin değil, onlar kendi yollarını izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları..." diye başlıyor. Gerçekten etkileyici bir şiir. Çocuklarımızın bizim birer gölgemiz mi yoksa kendileri mi olmalarını istiyoruz?
Sadece çocuk edebiyatı üzerine uğraşanların değil toplumsal araştırmalara ilgi duyan herkesin keyifle okuyacağını düşünüyorum.
İyi okumalar dilerim.
KÜNYE:
KİTABIN ADI: BİR KUŞAĞI ANLAMAK
YAZAR: EVRİM KURAN
YAYINEVİ: MUNDİ
BASIM YILI: 1.BASIM 2019 - 8.BASIM 2021
SAYFA SAYISI: 124



Yorumlar