top of page

IRMINA , ÖDÜLLÜ ÇİZGİ ROMAN

  • Yazarın fotoğrafı: dilek yiilmaz
    dilek yiilmaz
  • 30 Ara 2021
  • 3 dakikada okunur

Çizgi roman okumaya bayılıyorum. Ancak yeni şiparişlerimi verirken biraz zorlandığımı itiraf etmek durumundayım. Fiyatlar çok arttı. Şimdiye kadar okuduğum çizgi romanların tümü Karakarga Yayınları'ndan çıkmış eserler. Bugün size tanıtacağım IRMINA gibi. Barbara Yelin'in yazıp resimlediği bir çizgi roman. Bir dönem işi, İkinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesini, savaş dönemini ve sonrasını, kahramanın hayatını ön plana alarak anlatıyor...

İllüstrasyon sanatçısı Barbara Yelin 1977 Münih, Almanya doğumlu. Almanya'daki ilk yayını, Peer Meeter'ın bir senaryosundan uyarlanan GIFT isimli çalışmaydı. Tarihi bir ceza davasını anlatan bu hikâye ile geniş kitlelerin ilgisini çekmeyi başardı. Barbara Yelin, uzun yıllar Spring adlı antolojinin eş - yayımcılığını yaptı ve dünya çapında atölyeler yapmaya devam ediyor. (Bu bilgiler kitaptan, yazar tanıtım sayfasından alınmıştır.)

Bir kadın kahramanı merkezine alan çizgi roman, genç IRMINA'nın daktilo - sekreterlik eğitimi almak üzere İngiltere'ye gelişiyle başlıyor. 1930'lı yılların ortalarında Avrupa'da da büyük değişimler yaşanıyor. Almanya'da Adolf Hitler'in sempatisi artarken, diğer ülkelerde bir tedirginlik baş gösteriyor. Almanya'nın yaşadığı bir değişim sürecinde İngiltere'de fakir bir Alman genç kadın olmak da hiç kolay değil. Ancak Irmina zorlukların üstesinden gelmeye hazır, çalışkan, geleceğini kendi ellerine almak isteyen güçlü bir kişilik. O günlerde katıldığı bir davette yine kendisi gibi bir 'öteki' olan Howard ile tanışıyor. Barbados'lu olan Howard Oxford'da bursla okuyan siyahi bir genç. Dünyanın farklı yerlerinden gelip Londra'da buluşan bu iki genç insan aynı idealizmle birbirlerine yakınlaşıyorlar, aşık oluyorlar. Ancak savaşın ayak sesleri hissedilirken Irmina'nın ailesi artık ona destek olamayacaklarını söylüyorlar. Çeşitli yollar deneyen Irmina çaresiz, tekrar dönmek üzere, Almanya'ya gitmek zorunda kalıyor. Howard'a sürekli mektup yazıyor onu gelişmelerden haberdar ediyor. Bu arada Almanya büyük bir değişim yaşıyor. Bunu bir atılım hamlesi olarak gören halk bazı şeyleri, Yahudilerin evlerinden edilmesi ve öldürülmesi de dahil, görmezden geliyor. Toplumsal bir kendini aldatmaca hüküm sürüyor. Irmina yeni biriyle tanışıyor, SS'lerden Hitler idealizmi ile donanmış bir mühendis. Adam Irmina'dan çok etkileniyor ve onun gibi kadınlara ülkenin ihtiyacı olduğunu söylüyür. Irmina ise sürekli halktan yardım adı altında toplanan paralardan, idealizm uğruna boğaz tokluğuna çalışmaktan ve özgürlüğünün elinden alınmasından çok rahatsız. Nihayet bir gün arkadaşından borç para bulup Londra'ya kaçmak üzereyken tüm hayatını değiştirecek bir olay yaşanıyor.

Roman tadında ama görselliğiyle sinemasal bir anlatıya dönüşenen bu çizgi romanda tarihsel okuma da yapabiliyorsunuz. Çoğumuz gibi ben de İkinci Dünya Savaşı'yla ilgili epeyce şey biliyorum. Ancak buna rağmen bir takım ilave bilgileri buradan edindiğimi söyleyebilirim. Ayrıca insan psikolojisine dair çokça soruyla da doldu kafam içi. Zaten halen tartışmalı bir konudur Almanların o dönemdeki davranışları, yaşananlara karşı verdikleri tepkileri ve unutmak için kararlı direnişleri...

Bu çizgi romanın bana göre en güzel taraflarından biri de işte tam da bu psikolojik duruma Dr. Alexander Korb'un getirdiği açıklamalar oldu. Romanın sonunda uzunca bir metinle dönem özetlenmiş durumda. (Alexander Korb, Leicester Üniversitesi'nde kıdemli öğretim görevlisi ve Stanley Burton Holokost ve Soykırım Araştırmaları Merkezi'nin direktörü.) Bir kaç bölümü sayfa numaralarını da vererek alıntılamak istiyorum:

Yaklaşık on yıldır, tarihçiler, Almanların Nazizmin adil bir birlikte yaşama biçimi olduğu yanılsamasına ne kadar boyun eğdiklerini ve Almanların, Nazi kavramına inanıp inanmadığını veya bunu sadece propaganda olarak görüp görmediklerini tartışıyor. syf. 274

Nazizm, erkek egemen, kadın düşmanı bir rejimin ataerkil ideolojisiydi. Nazilerin iktidarı ele geçirmesi siyasetin, ekonominin ve toplumun açık bir şekilde yeniden erkekleştirilmesi anlamına geliyordu. Gerici aile politikaları milyonlarca kadın, erkek ve çocuğu etkiledi. Maddi desteğe ve anne rolününü idealeştirilmesine rağmen, kadınlar büyük ölçüde iktidardan ve toplumu şekillendirme şansından dışlandı. syf.276

Almanların, Yahudi soykurumundan ne kadar haberdar oldukları sorusu hâlâ çok tartışılıyor. Tarihçi Peter Longerich kısa süre önce kısmi bir bilgi paylaşırken meslektaşı Benrward Dörner, soykırımdan "kimsenin bilmek istemediği ama herkesin bilebileceği bir şey" diye bahsetti. Hikayeler ve söylentiler, Yahudi olsun olmasın tüm Almanlar arasında kulaktan kulağa yayılmıştı.... Tarihçiler hala Almanların tam olarak ne bildiği konusunu tartışıyor olsalar da, bir noktada hemfikirler: Alman halkı isteseydi soykırım hakkında çok şey bilebilirdi. Sonuçta, insanların bir araya getirebilecekleri bilgi parçaları mevcuttu ve sağduyu onların Doğu'ya sürülen Yahudilerin muhtemelen hayatta kalamayacakları sonucuna varmalarına neden olabilirdi. syf.277

Keyifli okumalar diliyorum.

KÜNYE:

KİTABIN ADI: IRMINA

YAZAR - ÇİZER: BARBARA YELİN

YAYINEVİ: KARAKARGA YAYINLARI

SAYFA SAYISI: 280

Son Yazılar

Hepsini Gör
Düşler Sirki: Angela Nanetti'nin Masalsı Dünyası

Size bu yazımda Angela Nanetti'nin 'Düşler Sirki' romanından bahsetmek istiyorum. 'Dedem Bir Kiraz Ağacı' romanını okumayan var mıdır acaba? Hans Christian Andersen Ödüllü yazarı bu romanıyla tanımış

 
 
 

Yorumlar


bottom of page