KÖPEKLER İÇİN GECE MÜZİĞİ
- dilek yiilmaz
- 10 Tem 2019
- 2 dakikada okunur
Offff yine ne harika bir kitap okudum. Şu D&R indirimlerine bayılıyorum. Heyecanla seçtiğim kitapları sıraya koyuyor ve teker teker okuyorum. İkinci sırada KÖPEKLER İÇİN GECE MÜZİĞİ vardı, Faruk Duman'ın 2014 yılı DÜNYA KİTAP ÖDÜLÜ'nü ve 2015 şıyı NECATİ CUMALI EDEBİYAT ÖDÜLÜ'nü aldığı romanı. Çok etkilendim. Faruk Duman'ın dile hakimiyeti, hayal gücü bunu kurguya taşıma yeteneği beni büyüledi. Bu masal tadındaki romanı bir günde okudum, bitirdim.

Hikâyede başrolde doğa vardı. Ve durmadan yağan bir yağmur. Öyle etkisinde kalmışım ki bu sabah kalktığımda ve dışardan cama vuran yağmur damlalarının sesini duyduğumda sanki hikâyenin içine karakter olarak dalmış gibi hissettim. Yazarın karakter seçimleri, onlara verdiği isimler hep bir fikre hizmet ediyordu. Arayış içinde olan, bence birbirlerinden oldukça farklı yapıdaki genç çiftin zorunlu bir ziyaret için yollara düşmeleri, gönülsüzce çıkılan bu yolda bir kaza geçirmeleriyle başlıyor hikâye. Dikkat çekici kılan hikâyenin sürekli artan gerilimi. Masal mı gerçek mi diye düşündüren unsurları. Sonunda insanlığa dair yaptığı sorgulamalar. Orman canlıları üzerinden hayat denen şeye bakışı. Bunu bir tavşan, bir kartal, sakat bir köpek, garip bir at üzerinden yapması. Ölümün de yaşam kadar basit olduğunu anlatması. Kitabın arka kapağındaki büyük usta Selim İleri imzalı tanıtım metninde şöyle deniyor: "Hep denir: "Doğayı çok severim.!.." Tanımadan, doğayı uzaktan sevmek olası mı? Doğa 'sever' mi? 'Öç' alır mı? 'Başına buyruk' mudur? Bir 'avcı' kimliğine bürünür mü doğa? Sonra ormanlar, sonra yağmurlar... Ürpererek okudum Köpekler İçin GEce Müziği'ni. Her sözcüğü özenle seçilmiş, dili, anlatımı yalın, duru; gerilimi yüksek; her an gerçekliğe dönüşebilecek bir kara masal!"
Roman Edip Cansever'den bir alıntıyla başlıyor: Sisini kendi yaratan gemi. Hikâyede sis yok belki ama sisten daha güçlü bir şey var, her şeyi önüne katıp götürecek güçte bir yağmur. Üstelik karanlık ormanın içine içine yağıyor.

Sevdiğim her kitapta olduğu gibi yine bazı satırların altını kurşun kalemimle çizmeden duramadım. İşte kısa bir alıntı: "İnsan çok acayip bir mahluktur Murat. Çoğu zaman hayatta en istemediği şeyi yapmaya mecbur olur. Duyuyor musun? Her zaman istemediği şeyler yapana, kırk yıl düşünse aklına gelmeyecek şeyleri akıl edene insan denir. Bu nedenle insan korkunçtur. Hayatta insandan daha korkunç bir şey yoktur ve de olamaz. "
İşte bir tane daha: " Ateş bize kayıplarımızı anımsatır. Çünkü kendisi başlı başına, bütün kayıpların nedeni ve taşıyıcısıdır. Tek başına cehennem kayıptır. Kaybedicidir. Doğurmaz. Bu nedenle ona baktığımız zaman kayıplarımızı anımsıyoruz. Kayıp zamanlarımızı. Yeniden yakalanan zaman, ateşin sönmesinden başka bir şey değildir."
Roman yayınladığı dönemde Faruk Duman'ın KÖPEKLER İÇİN GECE MÜZİĞİ konulu bir röportajı yayınlanmış. Ben araştırmamı yaparken buldum ve okudum. İlginizi çekerse buradan okuyabilirsiniz.

Yorumlar