top of page

Marsık ve Ben

  • Yazarın fotoğrafı: dilek yiilmaz
    dilek yiilmaz
  • 21 Nis 2022
  • 2 dakikada okunur

İtiraf ediyorum bu romanı kapağından etkilenip aldım. Sağ alt köşede, dallarından kırmızı - pembe renkli yemişler sarkan ağaca yaslanmış duran sarı gitarı, onun üstüne tünemiş minik kuşu, birbirleriyle sohbet eden diğer iki minik kuşu, bahar havasını sevdim. Meğer içindeki hikâyeye aşık olacakmışım, bilmiyordum...

Göç, son on yıldır çok konuştuğumuz bir mevzu olsa da aslında yüzlerce yıldır yaşanıyor. Dolayısıyla edebiyata yansımaları da var. Edebiyatın en sevdiğim yanlarından biri budur: YAŞAMIN AYNASI olması. Ancak göç konusu çok işlediği için çoğu zaman sıradanlaşabiliyor. İşte iyi edebiyatın farkı da tam bu noktada ortaya çıkıyor. Herkesin anlattığını sen nasıl anlatıyorsun? Marsık ve Ben'de de zorunlu bir göç ve acı bir kaybın öyküsü var. Üstelik, ilk gençlik romanı olarak niteleyebileceğim bu kitapta, büyümenin sancıları, farklı olmanın çaresizliği de anlatılıyor.

Joey iletişime açık bir ailenin üyesi. Annesi şair, babası atölyesinde farklı malzemeleri değerlendiren üretken biri ve küçük kardeşi her küçük kardeş gibi. Aile üyelerinin arasındaki olumlu iletişimi ve sevgi bağını hissediyorsunuz. Buna rağmen Joey okulda diğerleri gibi olmadığı, iyi futbol oynayıp babasını grurlandıramağı için kendisini yetersiz hissediyor. Bu arada evlerinde bir kedileri, Joey'in yanından ayrılmayan Belalı Betty isimli bir köpeği de var. Belalı Betty ile birlikte her gün gittikleri, Joey'in gitar çaldığı tepesi bir gün davetsiz biri tarafından işgal ediliyor. İşgalcinin kendi projesi olan, toplama malzemelerden yapılmış ağaç evi ve içindeki yüzlerce minik obje en az onun kadar merak uyandırıyor. İşgalcinin çılgın kıyafetler giyen bir kız üstelik Sırp bir göçmen olması işi daha da ilginç bir noktaya sürüklüyor.

Hepimizin uyum sağlayacağı yerin neresi olduğunu merak edip durmaktan hoşlanmıyorum. Kendinizi, tanıdığınız bütün çocuklarla büyük bir yarışta hayal etmek gibi. Ne şekilde hayal ederseniz edin kazanamıyorsunuz, hatta yarışanların arasında bile değilsiniz. syf.56

Joey gerçekten de yaşıtlarına benzemiyor. Gerçi kardeşi Opal de onun gibi. Ben okuyucu olarak bunu şair annenin ve sanatçı babanın yansıması olarak düşündüm. Düşünen, yorum geliştiren, sonuca var çocuklar bunlar. Üstelik boşvercilik yapmak yerine olayın üstüne gitme cesaretini gösterebilen yürekliliğe sahipler.

Yazar Martine Murray'ın Can Yayınları'ndan çıkan bu kitabıyla aynı zamanda bir kitabı daha satışa çıkmış Molly Pim ve Milyonlarca Yıldız. Bu kitabının da çok iyi olduğuna eminim. Martine Murray çok yönlü bir sanatçı. Tasarım eğitimi almış. Bir röportajında "Çocuklar için yazmaya başladığımda kendi çocuğum yoktu ama sanat okuluna gittiğim ve çocuk kitaplarının güzelliği beni cezbettiği için onlarla ilgileniyordum. Çocuğum olduğundaysa bazı şeyler değişmeye başladı. Bir çocuğun ilgisini çekebilecek şiirsel bir şeyler anlatabileceğimi gördüm." diyor. Bu konuda ona tamamen katılıyorum. Romanda tüm duyulara seslenmeyi bilmiş. Şiir, büyülü masallar, tatlar, kokular ve en önemlisi müzik var. Romanın başından sonuna kadar müzik dinliyorsunuz. Bence bu büyük bir ustalık. Romanın sonunda her iki ana kahramanımız da değişime uğruyorlar. Sanki bir dönüşüm masalı anlatıyor.

Teknik olarak baktığımda çevirisi, dizgisi, baskısı her şeyi gayet temiz. Yayınevi arkasına 11 yaş ve üstü demiş bence de gayet uygun. Her çocuğun okumasını dilediğim kitaplardan biri.

Keyifli okumalar,

KÜNYE:

KİTABIN ADI: MARSIK VE BEN

YAZARI: MARTİNE MURRAY

ÇEVİRİ: TUĞÇE ÖZDENİZ

RESİMLEYEN: KAT CHATWİCK

YAYINEVİ: CAN ÇOCUK

YAYIM YILI: 2022

SAYFA SAYISI: 160

Son Yazılar

Hepsini Gör
Düşler Sirki: Angela Nanetti'nin Masalsı Dünyası

Size bu yazımda Angela Nanetti'nin 'Düşler Sirki' romanından bahsetmek istiyorum. 'Dedem Bir Kiraz Ağacı' romanını okumayan var mıdır acaba? Hans Christian Andersen Ödüllü yazarı bu romanıyla tanımış

 
 
 

Yorumlar


bottom of page