Nam-ı Diğer Grace
- dilek yiilmaz
- 2 Ara 2019
- 2 dakikada okunur
Orjinal adı 'Alias Grace' bizde ki çevirisiyle 'Nam-ı Diğer Grace' son yıllarda hayatımıza muhteşem bir giriş yapan dijital platform Netflix'in dizilerinden biri. Ama asıl sahibi ünlü yazar Margaret Atwood. Çünkü dizi Atwood'un çok satan kitaplarından birinden uyarlanmış.
Kitabın öyküsü gerçek bir hikâyeye dayanır. 19.yy'da Kanada'da iki kişinin öldürüldüğü vahşi bir cinayet işlenir. Cinayetin failleri evlerinde çalıştıkları patronu ve kahyayı öldürmekle suçlanır. Biri idam edilir diğeri ise ömür boyu hapse mahkum edilir. Hapse mahkum olan genç bir kadındır, adı da Grace'dir. Ancak o günlerde kamuoyunun bir kısmı genç kadının suçlu olduğuna inanırken diğer kısmı suçsuzluğuna inanmaktadır.

Yazar, şair, eleştirmen, araştırmacı, feminist olarak nitelendirilen çok yönlü sanatçı Margaret Atwood bu romanı yazmadan önce orjinal hikâye üzerine çok araştırma yapmış, bir ekip kurup tutanakları incelemiş ve nihayetinde romanı yazmış. Roman sadece içinde barındırdığı cinayet öyküsünün dışında dönemin Kanada'sına dair tarihi gerçeklikleri de sunuyor. Bunun dışında sınıf farkı ve feminizm açısından katman katman okunacak bir hikâye sunuyor.
O yıllarda İngiltere'ye bağlı ve koyu Victorian dönemin etkisinde geçen, göç alan ve göçmenlere hiç de sevecen olmayan bir ülke var. Aynı zamanda kadınlar da neredeyse insandan sayılmıyor. Ben gün boyunca ev işi olarak Grace'in yaptıklarını izleyince gerçekten bugün fiziksel olarak hiç bir şey yapmadığımızı düşündüm. Çünkü sabahtan akşama bir dakika bile dinlenme fırsatı olmadan çalışan bir kadın vardı. Yaptığı işler arasında tuvalet temizlemek, hayvanlara bakmak, yemek yapmak da olan genç bir kadının bir de tacizlerle uğraşmak durumunda olması izlerken bile çok yıpratıcıydı.
Prodüksiyon etkileyici, oyuncular oldukça başarılı hatta izleyip biraz araştırma yapınca Grace Marks'ı canlandıran Sarah Gadon 'un oldukça geniş bir fan kitlesi olduğunu fark ettim. Gerçekten çok yetenekli bir oyuncu.

Çoğu zaman başarılı romanların dizi ya da film uyarlamaları hüsranla sonuçlanır. Ancak işin içine romanın yazarı da dahil olursa daha başarılı sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Bildiğim kadarıyla bu projede senaryo aşamasında Margaret Atwood'un imzası var.



Yorumlar