PARAMPARÇA
- dilek yiilmaz
- 20 Şub 2018
- 1 dakikada okunur
https://www.youtube.com/watch?v=elqNTnm3ePM
PARAMPARÇA bu sezon İstanbul Film Ekimi'ndeki en iyi filmlerden biriydi. Bir insanlık dramının izleyici düşündürecek şekilde nasıl görselliğe dönüştürüleceğinin bana göre en iyi örneklerinden biriydi.
Fatih Akın bir röportajında PARAMPARÇA ile ilgili Daine Kruger olmasaydı filmin yeterince iyi olmayacağını söylemiş. Gerçekten etkileyici bir oyunculuk izledik. Ancak bütünsel olarak bakıldığında da bu işte her şey yerli yerindeydi. Senaryo sürükleyiciydi, tahmin edilemeyen bir sona götürdü izleyiciyi. Hatta filmin son yirmi dakikasında, izlerken, filmin sonuna dair dört beş alternatif son üzerinde durdum. Gitti geldi, gitti geldi ve ihtimallerden biri, belki de en acı olanı gerçekleşti. Tüm yunculuklar çok iyiydi. Kamera açıları, renkler, takip sahneleri, aksiyonu ve aktüeliteyi veren sahneler, hatta özellike açılış sahnesi çok başarılıydı. Açılış sahnesinde filmin kahramanı çiftin ilişkisini, aşk hikayelerini çok kısa bir sürede fazla söze gerek kalmadan bize aktarabilmişti yönetmen.
Ancak filmin bana göre en güzel ve özel tarafı, öteki olmanın, taraf tutmadan işlenmesiydi. Bir sanatçı taraf olursa doğru sözü söyleyemez.
Tabii bir de hem yazıp hem yönetme avantajı var. İzlediklerim kadarıyla söylebilirim ikisini birlikte yapan sanatçılarının işleri çoğunlukla kusursuz oluyor.

KONUSU Katja, eşi Nuri ve 6 yaşındaki oğlunu bir patlamada kaybetmiştir. Yaşadığı acıdan sonra yıkılan Katja’nın tek isteği, terör saldırısının kimler tarafından neden yapıldığını öğrenmektir ve bunun için mahkemeye başvurur. Saldırı ile ilgili ortaya çıkan deliller Neo-Nazi bağlantılarına işaret eder. Fakat mahkeme delilleri yetersiz bulup zanlılara ceza vermez. Karar karşısında öfkeye kapılan Katja, kendi adaletini sağlamak adına yollara düşer.



Yorumlar