Süper iyi günler , bu kitap mutlaka okunmalı
- dilek yiilmaz
- 14 Kas 2020
- 2 dakikada okunur
Çok etkileyici bir gençlik romanı okudum: Süper İyi Günler. Kitapları ben ilk kez okuyunca yeni bir buluş yapmışım ya da ilk defa aşık olmuşum gibi bir şey yaşıyorum. Gözlerimin içinde ışıklar yanıp sönüyor, epeyce bir etkisinden kurtulamıyorum ama elbette bu paylaşımıma bakacak olanlar arasında çoktan Süper İyi Günleri okumuş olanlar vardır.
Süper İyi Günler, Ya da Christopher Boone'un Sıradışı Hayatı son derece akıcı, içten altında bir çok olumla taşıyan bir roman. Hikayenin baş kahramanı kitabın alt isminde de geçtiği gibi Christopher Boone. Bu genç adam İngiltere'de yaşıyor ve otizmli. Anlatı kendi dilinden ilerliyor yani kendi hikayesini kendisi anlatıyor. Christopher'ı kendisi gibi öğrencilerle ayrı bir sınıfta eğitime aldıklarını anlıyoruz. Hayatı çok kolay geçmiyor. Özellikle yaşamını zorlaştıran bir takım takıntıları var: Diş fırçasına biri dokunduysa kullanmayı reddediyor, eşyaların yeri değiştiğinde sinirleniyor, dokunulmaktan hoşlanmıyor, üzgün ya da kızgın olduğunda bir şeyleri kırıyor, çığlık atıyor. Bunlar aslında onun normalleri ama diğer insanlar için hiç de normal olmayan şeyler. Ama Christopher'ın üstün bir yönü, inanılmaz bir matematik zekası var. Yakın zaman üst seviye matematik sınavına girmeye hazırlanıyor. Bunlar hayatının normal akışı içinde olan şeyler fakat hikaye böyle başlamıyor. Christopher komşusunun köpeğini bir tırmıkla öldürülmüş olarak buluyor ve onun katilini bulmak istiyor. Maalesef şüpheli olarak kendisi göz altına alınmadan önce buna karar veriyor. Bu arada kahramanımızın büyük bir Sherlock Holmes hayranı olduğunu belirtmemiz lazım. Bütün kitaplarını okumuş sadece onun değil yazarı Sir Arthur Conan Doyle'un da yaşamını tüm ayrıntılarıyla biliyor. Suçsuzluğu anlaşılınca polis onu salıveriyor ama biz Christopher hakkında üzüntü verici bir şey daha öğreniyor: annesini çok kısa bir süre önce kalp krizinden kaybettiğini.
Evet bundan sonrasıyla ilgili pek fazla bir şey anlatamam. Sadece şunu söyleyebilirim hayatta hiç bir şey göründüğü gibi değildir ve hiç bir zaman asla olmaz diye bir şey yoktur. Yani okurken süprizlere hazır olun.
Süper İyi Günler 2003 yılında İngiltere'nin prestijli ödüllerinden Whitbread'ı almaya hak kazanmış ve yılın romanı seçilmiş. Yine sadece çocuklar ve gençler için değil, yetişkinler için yazılmış bir roman olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu roman sayesinde otistik bir bireyin neler yaşadığını, dünyaya nasıl baktığını daha iyi anlayabilirsiniz.

Araştırmamı yaparken bu güzel romanın ülkemizde Tiyatro Kare tarafından oyunlaştırıldığını öğrendim. Belki pandemiden sonra tekrar gösterime girer. Zaten yazarı Mark Haddon sadece roman yazmıyor, senaryo da yazıyormuş, senaryo metnini de kendisi yazmış olabilir. Yine tiyatro oyunu olarak da eserin bir çok prestijli ödül aldığını öğrendim.

Yorumlar