HAMURDAN KALP
- dilek yiilmaz
- 20 Mar 2022
- 3 dakikada okunur
Kahkahaları garantili bir çocuk romanı Hamurdan Kalp. Norveçli yazar Maria Parr'ın ilk kitabı. Sadece Türkçeye değil 15 farklı dile çevrilmiş. Ülkesinde oldukça popüler hale gelen bir televizyon dizisine uyarlanmış.
Hikâye Paramparça Matilde adı verilen bir koyda yaşayan kasabalılar çevresinde geçiyor. Buranın Norveç'in bir parçası olduğunu anlıyoruz. Deniz, dağlar ve karla kaplı bir kış hemen ardından gelen bahar hikâye boyunca akıp gidiyor. Romanın baş kahramanları biri kız diğeri erkek iki yakın arkadaş. Lena bu ikilinin en gözü pek, en maceraperest olanı. Trille ise Lena'nın koruyucusu ve en büyük hayranı. Zaten bize olanı biteni anlatan da o. Trille'nin çok geniş bir ailesi var. Evlat edinilen, kızıldereli kökenli bir ablası, daha yeni konuşmayı öğrenen bir kardeşi, annesi, babası, büyükbabası, hala-babaanniş dedikleri bir büyük halası, bir sürü hayvanları ve tabi ki komşusu ve en yakın arkadaşı Lena.
Roman bir bahar günü Lena'nın yine bir kaza ile sonlanan çılgın macerasıyla başlıyor. Herkes Lena ve Trille'nin yaramazlıklarına alışmış. Zaten kimse (alışık olduğumuzun aksine) onlara öfkeyle yaklaşmıyor. Elbette yaptıklarının bir cezası oluyor. Çocuklar da cezalarını paşa paşa çekiyorlar.
Lena annesiyle yaşıyor. Babası yok. Neden yok bilmiyoruz ama Lena bir babası olmasını çok istiyor. Hatta bir gün markete bir "baba aranıyor" ilanı bile asıyor. Bu ilanın sonunda baba yerine bir köpek geliyor evlerine.
Trille ve Lena okulda aynı sınıftalar. Üstelik Lena sınıftaki tek kız. Futbol oynamaktan hoşlandığını da söylemeliyiz. Ayrıca lafını esirgemeyen biri. Bu özelliğinin eziyetini en çok çeken de bizim Trille'miz. Ancak çok takmıyor çünkü arkadaşını çok iyi tanıyor. Onun kızmalarından, susmalarından hatta bir bakışlarından ruh halini çözüyor.
Yaz tatili olunca hep birlikte çok eğlenceli zamanlar geçiriyorlar. Lena okulu hiç sevmiyor. Trille ile vakit geçirmek maceradan maceraya atılmak daha keyifli onun için. Trille'nin ailesini de unutmamak gerek elbette. Çocukları çok iyi anlayan, onlara yardımcı olan bir büyükbaba ve bir hala-babaanniş'in olması harika bir şey. Hele hala-babaanniş'in muhteşem gözlemeleri. Okurken sanki sıcak gözlemelerden yiyiyormuş gibi hissediyorsunuz.
Doğanın içinde geçen günlerde çiftlik işleri de yapılıyor. Örneğin yazın doğaya salınan koyunlar sonbaharda okullar açılmadan hemen önce ağıla toplanıyor. Bunun için çocuklar da aileyle birlikte yaylaya çıkıyor, çalışıyorlar. Çok da keyifli oluyor. Tabi ki bizim Lena yine başını belaya sokuyor ama en azından amacı iyi çünkü bu kez bir koyunun hayatını kurtarıyor.
Her sayfasında ayrı bir macera, okuyucuyu kahkahalara boğacak olaylar, sımsıcak bir aile ve dostluk hikayesi anlatıyor Hamurdan Kalp. Üstelik yazar Maria Parr hem çok iyi bir yazar hem de sanırım ilkokulu öğretmeni olmasının katkısıyla çok güçlü bir çocuk dili yakalamış. Karşısınızda 9 yaşında bir çocuk varmış gibi sanki okumuyor da tüm yaşananları dinliyorsunuz.
Bir tek romanda karşı çıkacağım şey dinsel figür olarak İsa'nın resmine sürekli vurgu yapılması eleştirilebilir. Onu da kendi yerelliği içinde düşündüm. Zaten yine öyle işlemiş ki yazar çocukça bir bakış açısıyla anlatmayı başarmış.
Ayrıca ilerleyen bölümlerde sevdiğini kaybetmek konusu hem ölüm hem de terk ediliş olarak işleniyor. Yalnızlık ve bu zor durumla hem yüzleşmek hem de başa çıkabilmek için kahramanımız Trille'nin yaşadıkları, ailesinin ona karşı olan tutumları çok güzel işlenmiş.
Ben çok keyif alarak okudum. Bu romanda da altını çizdiğim çok cümle oldu. İşte onlardan birkaçı:
Babamla ben gözleme yerken hala-babaanniş hikâyeler anlattı. Dışarısı çok soğuk olduğundan bu hikâyeler kulağa her zamankinden daha güzel geliyordu. Ayaklarımı divana koymuş, hala-babaannişe bir güzel sokulmuştum ve o kadar mutluydum ki neredeyse canım yanıyordu. syf.109
"Dede, onu çok özlüyorum" dedim sonunda ve ağlamaya başladım. O zaman dedem bana ciddi bir yüzle baktı, birini özlemek hissedebileceğin en güzel hüzünlü duygudur, dedi. "Bak şimdi Trillecik, birini özlediğin için üzülüyorsan, bu o insanı seviyorsun demektir. Ve birini sevmek en güzel şeydir. Özlediğimiz kişileri içimizde taşırız." Eliyle göğsüne öyle bir vurdu ki, güm diye ses çıktı. syf.126
Ben Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan Hamurdan Kalp romanını çok keyif alarak okudum. 9 yaşından itibaren her çocuğun rahatlıkla okuyabileceğini düşünüyorum. Elbette yukarıda benim takıldığım konu gibi -İsa fotoğrafı- soracakları sorular olacaktır. Bu konuda önerim romanı önceden anne babaların okuması, her toplumun ve kişinin kendi inanışları, değerleri ve yaşam koşulları olduğunu çocuğa uygunca anlatmak olacaktır.
Keyifli okumalar diliyorum.
KÜNYE:
KİTABIN ADI: HAMURDAN KALP
YAZARI: MARİA PARR
ÇEVİRİ: DİLEK BAŞAK
RESİMLEYEN: BO GAUSTAD
YAYINEVİ: YAPI KREDİ
SAYFA SAYISI: 180
BASIM YILI: MAYIS 2021
Yorumlar